AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Talihsiz Olaylar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jean Baptiste Curtis
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : kartallar yalnız uçar derler, ona bakarsan yalnızlık Tanrıya mahsus da diyorlar.
Özel Yetenek : Animagus, kartal.
Yaş : 23

MesajKonu: Talihsiz Olaylar   Perş. Haz. 28, 2012 1:36 pm

Karanlık su birikintisinden gelen oldukça ferahlatıcı havayı ciğerlerine çeken Jean Baptiste anın güzelliğine o kadar yoğunlaşmıştı etrafın farkında bile değildi. Genelde öğrencilerin görünce heyecandan havaya uçtuğu büyük mürekkep balığı gölde tembelce yüzüyordu. Jean'ın gözleri bir an orayı görmüştü ama bunu umuruna katmamıştı. kendisini derslerin yoğunluğundan dolayı şatodan kaçar halde bulmuştu. Bu kaçış az önce gölün muazzam çekiciliğe son bulmuş Jean adeta inzivaya çekilmişti. Nedensiz yere kendisini bekliyor buldu ama ne beklediğini bilmiyordu. Buraya gelmesinin nedeninin olmaması olacağı anlamına gelmiyordu ancak garip bir his içine çöreklenmişti bile. Jean bir an tedirginlikle kaşlarını çattı. Korktuğu şey başına bir şey gelmesi ya da kötü bir olay olması değildi tedirgin olduğu şey bu dokunaklı anın son bulması idi. Sanki daha önceden öngörülen şey tarihe yazılmış gibi Jean arkadasın bir dal parçasının sanki bilerek kırıldığını duydu. Hissettiklerinin gerçekliğe dönüşmesini garip bularak yüzündeki şaşkın ifadeyle arkasına döndü.

Bir ara gölden esen hafif meltem de duruldu o da olacakları merak ediyor gibi sinmişti belkide. Jean Baptiste karşısında duran yeşil cübbeli büyücüye soğuk kanlılıkla baktı. Uzun zaman önce yaptıkları kavganın rövanşı için geldiğini o saniye anlamasına karşın yüzündeki şaşkın ifadeyi daha da gerçek tutmak için kaslarını istemli olarak kastı. Lucian Luxsouer, aslında bu nedensiz bir şeydi. Slytherin binasının canı sıkıldığı için mi bela aradığını bilmiyordu. Herkes öyle olacak diye bir kural da yoktu lakin sevgili Lucian o safkan takımının başını çeken birisiydi. Yüzündeki daha yaşına göre anlamsız olan küçümseyici gülümseme suratına bakmayı daha da çekilmez hale getiriyordu. Jean önce korkar gibi yaptı dudaklarını büzdü ve bir çizgi haline getirdi. Bunu gören Lucian daha da bir kibirle gülümsedi. "Ah! Mösyö Curtis burada tek başına ne yapıyor?" Elbette cevap beklenmeyen bir cümleydi. Jean karanlık sayılabilecek şekilde gülümseyip elini cübbesinin sol iç cebine götürdü. Meşe asasını alınca yere doğrulttu. Rövanşa hiçbir şey engel olamazdı. Bu Lucian'ın gözlerinden okunuyordu. "Hadi bitirelim şu işi." Jean hep böyle miydi? Kısa ve öz konuşan her şeyi şıp diye anlayan... Bunu düşünmeye fırsat yoktu. Lucian kapkara asasını çıkardı ve ona doğrulttu. Güçlüydü ama zayıflığı çoğunluğun olduğu gibi yaptığı şeyi düşünmeden yapması olmuştu. Daha önce onu büyük bir yenilgiye uğratmasına bakılacak olunursa rövanşın bu denli uzun süre sonra yapılması Lucian'ın birkaç yeni şeyler geliştirdiği anlaşılıyordu. Jean'ın umurunda değildi.

Beklediği büyü geldi; simsiyah bir lanetti. Rengi aslında ne kadar yıkıcı ve güçlü olduğunu gösteriyordu ancak tesiri hiçbir şey oldu çünkü Ravenclaw'lı büyücü onu küçük bir bilek hareketiyle savuşturdu. Daha gözleri güneş ışığına alışmamıştı ki ikincisi de geldi. Onu da savuşturunca Lucian pis oyunlara başvurmayı düşünmüştü. Lucian yerden birkaç büyük taş parçalarını havalandırıp bir araya getirip hızla Jean'a attı, Jean Baptiste gelen kaya denilebilecek büyüklükteki parçayı dondurdu küçük bir lanetle tuzla buz etti. Lucian için şu anda herhangi bir açıklık yoktu. Sadece sıradan saldırılara ve büyülere devam etti. Jean artık sıkılmıştı. Lucian'ın ayağına nişan alıp lanetini gönderdi. Hızlı giden lanet Lucian'ın ayaklarına çarptı ve onu yere boylu boyunca düşürdü. Ayağa kalkması fazla uzun sürmedi. Artık tam anlamıyla kızgın bir boya olmuştu. Lucian Jean'ın sağına doğru daire çizdi. Demek yer değişmek istiyordu. Jean da yan yan yürüyerek az önce Lucian'ın olduğu yere geldi. Lucian öylece durdu buna anlam vermesi Jean için uzun sürdü ancak iş işten geçmişti. Lucian ona tuzak kurmuştu. Muhtemelen yere düştüğünde toprağa büyülü bir bir tohum atmıştı. Jean ayaklarına dolanan kalın ve gittikçe büyüyen sarmaşıklardan kurtulmaya çalışsa da başaramadı. Şimdi yerde yatan kendisiydi. Lucian pis pis sırıtarak asa tutan kolunu gerip ileriye hızla getirerek şiddetli bir büyü püskürdü. Jean bunu savuşturdu ama bileği o kadar büyük bir acıyla kaplanmıştı ki asası elinden düştü. Şimdi tam anlamıyla savunmasızdı ve belki ölümü birazdan onu bulacaktı. Böyle bitiyor olması üzücü olacaktı.


En son Jean Baptiste Curtis tarafından Perş. Haz. 28, 2012 4:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
J. Jimmy Monteiro
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 294
Kan Durumu : Safkan
Rp Partneri : Nope
Özel Yetenek : Görücü.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Talihsiz Olaylar   Perş. Haz. 28, 2012 4:16 pm

Soğuk hava dalgası yeşilin her tonundan oluşan ağaçlara sonra da çimenlere çarparken genç büyücü sıkıntıdan üzerinde oturduğu çimleri yoluyor ve avucundaki çimleri rüzgar’a teslim ediyordu. Değişik duyguların beynine baskı yaptığı dönem de arkadaşlıklarını ve hoşlandığı kızı doğru seçeceğine bile inanmaz iken karar anının yavaş yavaş geldiğini hissediyordu. Beklediği aşk kesinlikle şuan ona sunulan değildi ancak kitap ta yazanları da yaşayamayacağını biliyordu genç büyücü ama yine de yalnız olmanın yanlış insana seçeceğini biliyordu ve bu düşünceleri kafasından biraz olsun uzaklaştırmak için vücudunun altında topladığı ayaklarını altından çıkarak çime serilmişti. Genelde de olduğu gibi sıkıldığı zaman parmaklarını kütleten genç büyücünün göz kapakları kapanmak için gözlerine baskı uyguluyordu.

Bir an olsun çimenlerde uyumayı bile düşünen genç büyücü alacağı yorumları düşünerek okuldaki statüsünü zedelememek adına serdiği bacaklarını çimenlerin üzerinden kaldırıp ayağı dikilmişti. Üzerine yapışan çimleri sol eli ile silkeledikten sonra mavi gözlerini etrafında dolaştırmaya başlamıştı. Bahçenin etrafında koşuşturan birkaç ucubeden başka bir şey göremeyen zalim büyücü bahçenin arka tarafında kalan bölmeye baktığında ise tanıdık bir surat görmüştü. Gözlerini iyice sabitlediğinde gördüğü kişinin genelde ödevlerini yaptırdığı ve ne olursa olsun sadık arkadaşı Jean’den başkası olmadığını görmüştü. Biraz olsun kafa dağıtmak için onun yanına gitmeyi düşünen JJ. Adımlarını genç büyücüye doğru hızlandırdıktan sonra karşısındaki insanların Jean ile pek de arkadaşça olmayan bir düelloya başladıklarını görmüştü. Mavi gözlerinin bir anda alev alev yanmasına neden olan bu olayın Jean’in yere kapaklanması ile asasını cebinden çıkartıp Lucian denen çocuğa doğrultması bir olmuştu ve ‘’ Stuperfy’’ dedikten sonra koşarak Jane’in yanına geçti ve çocuğun sol kolunu omzuna attıktan sonra onu küçük bir kayalığın arkasına geçirmişti. Çocukla konuşma zamanı bulmadan kafasının yanından sıyrılan ışık demetine aldırış etmeden tekrar harekete geçti. Kıvrak ve bir o kadar da keskin manevralar ile çocuğun karşısında duran JJ suratına aşağılayıcı bir gülümseme yerleştirerek ‘’ İyi olabilirsin Lucian ancak benim kadar değil ‘’ dedikten sonra ‘’ Aqua Erecto’’ diye haykırdıktan sonra asasından çıkan mavi ışık demetinin karşısındaki genç büyücüye çarpma süresinde suya dönüşmesini izledi. Suyun etkisi ile yere düşen Lucian’ın tam tersi yönüne düşen asasını koşar adımlar ile eline aldıktan sonra onun yerden kalkmasına izin vermedi. Genç büyücü karşısında sinirden çatlayan ve bir o kadar da korkan büyücü ye ‘’ Seninle daha işim bitmedi ancak iyi günündesin Lucian’’ diyerek asasını yokuş aşağı ancak ulaşabileceği bir yere fırlattı. Çocuğun korku dolu kaçışmasını zevkle izlerken bir an aklından çıkan Jane’in yanına koşar adımlarla gittikten sonra ‘’ Tanrı aşkına Jane, ne zorun var bu çocuklarla.’’ Dedikten sonra nadir gösterdiği içten gülümsemesini yüzüne yerleştirdikten sonra konsantresini Jane’in ağzından çıkacak kelimelere veren genç büyücü yorgun bir şekilde en yakın arkadaşını dinlemeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jean Baptiste Curtis
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : kartallar yalnız uçar derler, ona bakarsan yalnızlık Tanrıya mahsus da diyorlar.
Özel Yetenek : Animagus, kartal.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Talihsiz Olaylar   Perş. Haz. 28, 2012 4:43 pm

Jean için talihsiz bir zamandı ancak şansı ona sadık kalmıştı. Elini büyüsünü yapmak için kaldıran Lucian'a bakmıştı. Belki de onun ağzından çıkacak sözler son duyacağı şeylerdi. Ya da acı ile ölürken kendi çığlıkları... Ancak kaçınılmaz olan zincirlerinden kurtulmuştu. Jean'ın arkasından bir büyü Lucian'a doğru yollanmış ve sonunda onunla buluştuğunda her şey değişmiş bir şekilde Jean ellerine teslim edilmişti. Bu değişime neden olana karşı Jean minnet duydu. Hala ayaklarını kurtaramamıştı bu yüzden olanlara sadece seyirci kalmış, onun kurtaran kişinin kimliğini de öğrenmişti;Monterio. Jimmy ya da namı diğer JJ. Lucian'ın işini bitirmekte hiç zorlanmamış, kusursuz hareketlerle saldırgan tavrından ödün vermeden düellonun şampiyonu ilan edilmişti.

JJ. Jean'ın yanına geldi. Bu esnada Jean Baptiste lanet olası şeytan tuzağı bozması bitkiden kurtulmuş artık kimseye zararı olmayacak şekilde onu kurutmuştu. Yerde duran iki tane tohumu vardı, onları da kaş ile gözün arasında bir sürede alıp cebine koymuş belki lazım olabileceğini düşünmeden edememişti.

Jean, JJ.'in ona seslenmesiyle dikkatini topladı, yüzünde sanki monoton bir şey olmuş gibi sıradanlık ifadesi yerleştirdi."Aaah. Bilirsin beni zekamı çekemiyorlar sadece o kadar." Bunun üzerine iki de bir an birbirlerine baktı ve sonra bir gülüş koyuverdiler. JJ. genelde güler yüzlüydü. İçtenliği arkadaşlık duygularına işlemiş ve mantıklı davranışlar ile birçok kişinin gözdesiydi. "Hayatımı kurtardığın için minnettarım." Jean teşekkürünü ettikten sonra yine safça gülümsedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
J. Jimmy Monteiro
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 294
Kan Durumu : Safkan
Rp Partneri : Nope
Özel Yetenek : Görücü.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Talihsiz Olaylar   Perş. Haz. 28, 2012 7:16 pm

Normal de pek de yardımsever olmayan genç büyücü karşısındaki çocuğu neden kurtardığını sorgularken gözleri karşısındaki büyücünün gözlerine ilimişti. Çocuğun suratındaki minnettar gülümseme genç büyücünün de gülümsemesine neden olsa da suratında ki anlamsız gülümsemeyi silip cübbesini silkmeye başlamıştı. Etrafta insan olmaması tabi ki işine gelecekti çünkü bu mevzu yüzünden başı ağrıyabilirdi genç büyücünün ama kimsenin söylemeyeceğini bildiği için içi rahattı. Yeşilliklerin arasında çocuktan hala mevzuyu açıklamasını beklerken çocuğun olayı espriye vurması biraz da olsa sinirini bozmuştu. Yüzündeki anlamsız ifade ile ‘’Pardon ama 5 dakika önce kıçını kurtardım, neredeyse ölüyordun Jean ve sen hala bana şaka yapıyorsun.’’ Dedikten sonra çocuğun suratına bakmaya devam etti. Deniz mavisi gözlerini çocuğun üzerinde dolaştırmaya devam ederken fazla sert davrandığını düşündükten sonra ‘’ Kalk hadi şurdan, uzun zamandır konuşmuyoruz bile.’’ diyerek zorla da olsa gülümsedi genç büyücü. Fazla konuşmaktan damağı kurumuş olsa ki bir an olsun yutkunamadı ve boğazı tıkandı. Birkaç öksürük ile boğazını temizledikten sonra genç büyücü rüzgar’dan ve kıvrak manevralar yüzünden dağılmış saçına kuru elleri ile şekil vermeye çalıştı ama saçlarını görmediği halde berbat durduklarını bildiği için çoktan siniri bozulmuştu bile. Buna üzüldüğünü arkadaşına göstermemek için biraz daha gülmeye özen gösteren JJ yanındaki kanadı kırık kartala dönüp ‘’ Söylesene Jean hem bu kadar sessiz olup hem de tüm belaları başına çekmeyi başarabiliyorsun?’’ deyip güldükten sonra karşısındaki alımlı büyücüden dökülecek kelimeleri dinlemeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jean Baptiste Curtis
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : kartallar yalnız uçar derler, ona bakarsan yalnızlık Tanrıya mahsus da diyorlar.
Özel Yetenek : Animagus, kartal.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Talihsiz Olaylar   Perş. Haz. 28, 2012 7:52 pm

Jean, Jimmy'nin kendisine kızmasını mantıklı buluyordu. Ölümden kurtarılması komik gelmiyordu ama içinde bilmediği bir türdü ona komik olduğunu fısıldıyor ve duyuları ona göre istemsiz gelişiyordu adeta. İnsan bedenin esidir. Jean üzerini iyice topraktan arındırdıktan sonra Jimmy ile yürümeye koyuldu. Cübbeleri gölden gelen hava akımıyla hava uçuşuyor, mavi ve kırmızı cübbeler özgürlükleri istiyordu. Genç büyücü cübbesinin yeninden tutarak düzeltti. Bir süre sessiz adımlar attıktan sonra Jean Jimmy'in bir şeyler duymak istediğini anlamıştı. "Belaları üzerime nasıl çektiğimi bilmiyorum, aslında çok mantıksız. Lucian ile olan kavgamız eskilere dayanır. Ben bir melezin ve Lucian tipik bir safkan. Babama küfür sayılabilecek sözler sarf ettiğinde kendimi tutamamıştım. Şimdi de o öç almak için geldi. İsteğini yapamadı ama öngördüğüm şey yapmaya çalışacağı kanısında." Jean Baptiste başını bir yere eğiyor ileriler, bir de ileriye gözlerini kısıp bakıyor ve konuşmasını sürdürüyordu. Buradan çıkardığım şey sorunun bende olması değil. "Yıllarca kimseye sataşmadım, başımı kitaplardan kaldırdığımı hatırlamıyorum. Bir nedenden dolayı karşı tarafın kendince nedenleri olmalı. Peki söyle bakalım Jeremy Jimmy Monterio, senin gibi popüler bir Gryffindor'un tek başına ot çöpün arasında ne işi olabilir?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
J. Jimmy Monteiro
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 294
Kan Durumu : Safkan
Rp Partneri : Nope
Özel Yetenek : Görücü.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Talihsiz Olaylar   Perş. Haz. 28, 2012 11:18 pm

Oturduğum yerde çimenleri koparırken bir yandan da karşımdaki büyücüye kulak asmaya çalışıyordum. Yanlış duymadıysam bana popüler demişti ve buradan beni tanımadığını anlamıştım. Tek kaşımı kaldırarak anlamlı bir bakış atmaya çalışsam da bunu anlamasını beklemem biraz saçmaydı çünkü entrika dilini bilmeyen hiç kimse tek kaş ile neler anlatılabileceğini de bilmezdi. Belki çoğu öğrencinin çekindiği bir öğrenci olabilirdim ama kesinlikle popüler değildim çünkü popüler insanlar sevilirlerdi. Kafamda yeterince soru varken böyle bir boş soru ile uğraşmanın saçma olduğunu düşünerek ‘’ Sence popüler olan bir insan tek başına takılır mı?’’ diyerek karşımdaki yürekli büyücüye tatmin edici bir cevap verdiğime inanmıştım. Karşımdaki genç bu sorunun cevabını vermek için kafasında cümleyi tam oturtmaya çalışırken ona cevap verme fırsatı vermeden ‘’ Peki sen Jean, sen burada tek başına ne yapıyorsun? Normalde çoğu öğrenci bazı hesaplaşmaları olmadığı sürece ya da sevgilisi olmadığı sürece buraya pek uğramazlar. Seni buraya getiren ne?’’ dedikten sonra bir yakut gibi ışıldayan gözlerimi çocuğun üzerine dikmiştim. Hava gittikçe sıcaklaşıyordu ve hala o kadar harekete bozulmamış kravatımı biraz genişletip gömleğimin ilk düğmesini açtıktan sonra biraz da olsa daha rahat nefes alabiliyordum. Fazlasıyla dağılmış saçlarımı iri parmaklarım ile arkaya doğru yapıştırmaya çalışsam da daha çok kabarmaları moralimi bozmuş ve bozduğu gibi beni sinirlendirmişti. Nihayet uzun uğraşlar sonucu saçımı tamamen düzgün bir modele soktuktan sonra sorduğum soruların cevaplarını almak için tüm konsantremi Jean’de toplayarak onu dinlemeye başladım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jean Baptiste Curtis
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : kartallar yalnız uçar derler, ona bakarsan yalnızlık Tanrıya mahsus da diyorlar.
Özel Yetenek : Animagus, kartal.
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Talihsiz Olaylar   Paz Tem. 01, 2012 4:10 pm

Jean Baptiste Curtis... Yanındaki genç büyücüyle konuş iken etrafındaki olan şeyleri algıladığını fark edip birden ürpermişti. Aslında bu güzel bir yetenek benzeri şeydi. bir sihirbaz bilgilendikçe etrafındaki rutin şeylerin nasıl büyüleyici olduğunu yeni yeni anlamaya başlıyordu. Gözlerinin keskin olması onları kitap okurken kırpmadan kullanmasından mı geliyordu, yoksa malum dönüşümü yüzünden miydi? Jean bunu bilmiyordu lakin şimdi düşünme zamanı değildi. Yanında Gryffindor'lu sorularına soruyla karşılık verince kendisini fazla kaptırmaktan alıkoydu. Hiçbir zaman mantıklı bir şey anlatmaya çalışılmadıkça soruya soruyla karşılık verilmesinden hoşlanmamasının yanı sıra şimdi bir istisna yapabilir durumda olup olmadığı ölçtü. Başkası olsa susturucu bir cevap yapıştırdı ancak Jimmy ile önceden konuşmuşluğu olduğundan kimine göre küstah tavrını gizledi. Bunu yapabildiği kendisiyle gurur duygu. Zaten büyük bir iradeye sahip olduğunu düşünürdü. Etrafın monoton kuş sesleri çalı çırpı seslerini kulağı işitiyordu. Sonra işittiği kendi sesi oldu. Anlaşılır ne yüksek ne de alçak tonda; "Ben sadece buradan geçiyordum." dedi. Aslında kendisi de buraya hangi akla hizmet geldiği tam bilmiyordu. "İşin aslı dersler beni biraz da olsa sıkmaya başladı diyebilirim. Sence de öyle değil mi?" Jean aslında derslerin hep uygulamalı olduğuna yanıyordu. Her ders boşuna götürdüğü çantasının ağırlı onda koca kaleyi taşıyan bir merkep uyandırıyordu. Sözünü bitirdikten sonra gözlerini kısıp ileriye baktı. Nereye baktığını kendisi de bilmiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Talihsiz Olaylar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Okul Arazisi :: Kara Göl-
Buraya geçin: