AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Geç Kalan Aşk

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Mike Dante Scodelario
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 480
Kan Durumu : Saf.
Rp Partneri : HM. Love you.

MesajKonu: Geç Kalan Aşk    Çarş. Haz. 27, 2012 12:16 pm

Son birkaç gündür herşey çok sıradanlaşmıtı. Aradığı heyecanı bir türlü bulamadı belki de hiç bulamayacaktı Mike. Büyük salonda yemek esnasında küçük dönemlere yapılan şakalar hiç biri kalmamıştı ve içinden de yapmak gelmiyordu kendini tek bir kişiye odaklamıştı. Bu şanslı kişiden gözlerini alamadı tüm yemek boyunca elinde olsa zamanı durdurup tüm hayatı boyunca onun aşırı derece güzel ve masum yüzüne bakabilirdi. Yeşil gözlerine dalıp gitmişti onla konuşmak isteyenleri hıhı diyip geçiştirmekten başka bir şey yapmıyordu Mike. Güzel bakışmanın ardından ağzına bir lokma bile sokamadan yemek sefası bitmişti fakat onun gönlü doymuştu bu bile ona yeterdi. O büyük taş duvarlar arasında onca kişinin arasında Euterpe’yi bulmak pek kolay olmamıştı onun için. Elinde küçük bir kağıt parçası bulunduran Mike kızın eline sıkıştırmıştı notu. Ağzından bir çırpıda boşalan sözcükleri anlamak güçtü “Bu notu Hypatia verirsen beni mutlu edersin.” Dedikten sonra o kalabalıkta gözlerden kayboldu. Birkaç dakika içinde yatakhaneye gidip verdiği zamanın gelmesini bekledi. Kahverengi gözleri ni hayaller diyarını ziyaret ettiği andan beri odaklandığı noktadan, gideceği yöne yönlendirerek yürümeye başladı.

Yasak koridora gelmesi biraz zaman almıştı kurduğu hayaller onu bir çok kez duraksattı. Burası karanlık boş bir sokağı andırıyordu, ürkmemek elde değil. Sırtını buz gibi duvara yasladı birkaç saniye sonra irkilmişti bu kadar soğuğa alışkın değildi vücudu. Beklemekten canı sıkılan Mike birazda ümidini yitirmeye başlamıştı gelecek mi gelmeyecek mi ikilimine soktu kendini. Ayakta durmaktan yoruldu yavaşça dizlerini kırdı ve yere oturdu. O sırada daha önce duymadığı bir ses duydu Hypatia’nın sesine hiç benzemiyordu kim var orada demeye kalmadan “Lumos” diyerek elinde tuttuğu, güçlü bir ışık saçmasından dolayı parlamış asası ve kahverengi gözleriyle büyük bir maceranın içindeki korkutucu adam gibi bir hâl almıştı. Yasak yer karanlık ve çıkmaz bir sokağa benziyordu. Mike, bu sokakta ilerlemeye başlamıştı. Bir müddet sonra ses kesilince olduğu yerde yere çöktü ve beklemeye kaldığı yerden devam etti. Asasından çıkan aydınlığın, etrafa gölgeler düşürmesi yalnız olmadığının bir kanıtıydı fakat bunlar etrafta bulunan bir çok şeyin gölgeside olabilirdi emine olamıyordu Mike. Beklemekten aşırı derece sıkılmıştı aklından yatakhaneye geri dönme fikri geçmeye başladı. Soğuk ve boğucu hava bir kez daha irkilmesine sebep oldu. Hafif bir tonda şarkı mırıldanmaya başlamıştı kı bu karanlık, sessiz koridorda bir konserdeymişsin havası veriyordu, sesini kesip oracıkta oturmaktan başka bir şey yapamazdı şu an. Birkaç dakika daha geçtikten sonra asasından süzülen bu koridorun güneşiymiş gibi yanan ışığı söndürü vermişti.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Hypatia Menandros
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 921
Kan Durumu : Safkan.
Rp Partneri : Mayki.

MesajKonu: Geri: Geç Kalan Aşk    Perş. Haz. 28, 2012 10:10 am

    Sıcak, kahverengi gözler. Akşam yemeği boyunca bakışlarını genç büyücüden alamamıştı. Yemeğini bile bitirilebildiğini anımsayamıyordu. Çevresine doluşan dişi yılanlar, onu olası dedikodulara çekerken ağzını açmadan onları dinliyor gibi gözüküyordu. Ama aklı büyücünün gözlerinde kalmıştı. Ve tabiri caiz sevimli suratında. Bakışları son bir kez buluştuğunda yatakhane'ye doğru yol almıştı. Fazlasıyla yorgun hisseden bedeni, sevgilisinin yanağına öpücük koyamadan yatak arzusu çekmişti. Zaten Mike'ın da arkadaşlarıyla olan koyu sohbetini bölmek istemiyordu. Uykuya yenildiği sıralarda yastık savaşı yapan dişi yılanlara, sitemkar bakışlarını sunmaktan geri kalamamıştı. Uzun cübbesini üşengeç tavırlarla üzerinden sıyıran cadı, kazağı ve pantolonu ile uyuya kaldığını sabah fark edecekti. Uykunun, yumuşak kanatlarının altında karanlıkla buluşan cadı, dört sene sonra ilk kez rüyasında ikizini görmüyordu. O gece rüyalarında başka biri vardı. Onu hayata döndüren kişi. Mike Pysean, dudak kıvrımlarını genişleterek ona bakmaktaydı. Sevimli suratını öne eğmiş, kafasını kaşıyordu. Belli bir süre sonra Hypatia'yı elinden tutup, kendine çekti. Rüyanın gidişatı belli olsa da cadı bundan fazlasıyla memnundu.

    En heyecanlı yerinde uyanmak. Bu onun için bir deyim haline gelmişti. Gözlerini loş odaya aralarken sadece bir saat uyuduğunu tahmin ediyordu. Gözlerini iyice açarak, puslu geceye merhaba dedi içinden. Dolunay, bulutların arkasında sabahki güneşin rolünü üstlenirken baş ucunda duran küçük bir kağıt parçası dikkatini çekti. Birbirine sıkıştırılmış küçük harflerin sahibi ona tanıdık gelmiyordu. Midesinden gerilmesine sebep olan gurultulu bir ses yükseldi. -Bu gece yasak koridorda. Aha, birileri onu açık açık karanlığa çekiyordu. Yasak koridora onu kim çağırabilirdi ki? Heyecanla ayakları üzerinde doğruldu. Notun sahibini merak ederek yatakhane'den dışarı fırladı.

    Üçüncü kata vardığı an asasını aşağıda, yatakhanede unuttuğunu anımsadı. Adımları, tehditkar ve temkinliydi. Yasak koridora doğru yol alırken heyecanını bastıramıyordu. Notu onu gönderen kaçık her kimse yanlış bir zamanı seçmişti. Onu görmeye hiç bir zaman doyamayacağı rüyasından uyandırmıştı. Bu intikam gerektiren bir şeydi. Önce kim olduğunu ve derdini öğreneceğini sonra da rüyasının intikamını alabileceğini düşünüyordu. Düşünceleri bir dizi halinde ilerlerken koridorun başlangıcında duruyordu. Bir iki adım daha ilerledi. Ortam dahada karanlık bir hale bürünmüştü. Kalbi hızlıca tekliyordu. Konuşmaya cesareti yokmuşcasına dudaklarını mühürleyen cadı, gelecek herhangi bir tepkiyi bekliyordu ama ses yoktu. Sanırım birileri onunla dalga geçmişti. Yatakhaneye dönmeye ve kızları sorgulamaya gitmeden önce arkasında birinin belirdiğini hissetti. Koridorun girişine doğru dönmüştü. Anlık bir duraksama ve koridorun gerisine doğru çekilen bedeni, istemsizce kasılmıştı. İri, iki el onu sıkıca kavradığında asasını unuttuğu için bir kez, ve bir kez daha Tanrı'ya her zaman yaptığı şeyi yaptı. Sitem etti.

_________________
symphony of buzzing.

~:
 

Mike&Hypatia:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Mike Dante Scodelario
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 480
Kan Durumu : Saf.
Rp Partneri : HM. Love you.

MesajKonu: Geri: Geç Kalan Aşk    C.tesi Haz. 30, 2012 2:25 pm

Nerede kalmıştı bu. Merak tüm vücudumu ele almıştı. Yaşayanın ve yahut düşünenin başına gelebilecek en kötü lanetlerden biriydi bu illet. Ümidini yitirmeye başlamıştı. Kafasında tek bir soru dönüp dolaşıyordu “ Gelecek mi, gelmeyecek mi?” Bu ikilemden kurtulmak için derin bir nefes aldı. Koridorun soğuk ve boğucu havasını ciğerlerine çekti. Biraz da heyecanlıydı aslında ilk defa onla yalnız kalacaktı genelde arkadaş ortamında görüşmekten sıkılmıştı Mike. Merdivenlerden ayak sesleri gelmeye başlamıştı biraz da olsa merakı dinmişti fakat beklediği kişi değilse hayal kırıklığına uğrayabilirdi ve burada yakalanırsa başı belaya girebilirdi. Birkaç ufak adım attıktan sonra iri ellerini gelen kişinin vücudunu sıkıca kavrayıp kendime doğru çektim. Bunu yaparken kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Karanlıkta rengi belli olmayan gözler biraz yabancı gelmişti ama birkaç saniye sonra bunun hayatının kadını Hypatıa’nın gözleri olduğunu anlamıştı. Kendini kaptırmış bir şekilde ona bakarken gözlerinin gözlerine değmesiyle içindeki ses bir anlığına da olsa susmuştu. An, en kısa zaman dilimi. Gözleri hayatında görebileceği en mükemmel gözler olmayabilirdi fakat özellerdi. Onları özel kılan şey neydi? İşte bu soru cevapsız kalıyordu. Bu kızı kısa sürede baş tacı yapmasının sebebini de bilmiyordu sadece onlayken kâinatın en mutlu büyücüsü oluyordu.


Beynini kemiren bu düşünceleri bir kenara bırakıp anı yaşamayı denemeliydi küçük büyücü. O güzel sarı saçları burada biraz daha koyu tonlarda gözükse de hala güzel kokuyorlardı. Ağzını açtığı zaman çıkacak sesten ürküyordu, ürkmekte değildi aslında kendine güvenini yitirmişti şuan. Kafasında kuracağı diyalog örneklerini elerken bir yandan da cesaretini toplamaya çalışıyordu ilk defa böyle bir şey olmuştu garip bir his galiba buna aşk diyorlar. Yeteri kadar bakıştıktan sonra cesaretini toplayıp biraz ürkek bir sesle “ Hypatıa nasılsın canım? “
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Hypatia Menandros
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 921
Kan Durumu : Safkan.
Rp Partneri : Mayki.

MesajKonu: Geri: Geç Kalan Aşk    C.tesi Haz. 30, 2012 2:51 pm


    Gözleri korkuyla irkilen cadı karmakarışık zihnini toparlamaya çalıştı. Karanlıkta beliren gözleri incelemeye fırsat bulamadan büyücünün kolları arasında duruyordu. Yüz hatlarını inceledi. Mike gecenin sessiz kollarında sükunetini koruyarak cadıya bakmaya devam ediyordu. Hypatia kalbinin derinliklerinde bir yerde bir şeylerin koptuğunu hissetti. Dünyanın merkezine doğru bir kez daha çekilirken büyücünün sıcaklığını hissediyordu. Kahverengi gözlere hiç bu kadar yakından baktığını hatırlayamadı. Nefes alıp almadığından bile emin değildi. Ellerini büyücünün göğsüne yerleştirerek kalp ritmini dinliyordu. İkisinin de hızlanan solukları birbirine karışmıştı. Gözleri dedi. Hiç bir şeye benzemiyor. Onu sevdiğini biliyordu. Ama neden? Bu soru uzun zamandır zihin sahillerine vuruyordu. Evet, onu seviyordu çünkü herkes den her şeyden daha özeldi. İkizinin ölümünden sonra onu hayata döndüren tek kişiydi. Birbirlerine dokundukları an, kader cilveyle oyununu oynuyordu. Ve cadı, bunun kader olduğunu düşünmeden edemiyordu. Tanrı uzun zamandır onu gölge de bıraksa da belki tekrardan aydınlığa kavuşturma kararı almıştı. Bilemiyordu, tek bildiği büyücünün varlığının hissettirdiği güvendi. Güven duygusunu uzun zamandır yaşamamakla birlikte buda onu sevmesinin bir nedeniydi elbet. Sessizlikte durmaya devam ettiler. Vücutları hiç olmadığı kadar yakınken kelimeler nasıl anlam kazanacaktı? Ne diyecekti? Sorular ardı ardına geliyordu. Zihni hepsini cevaplayamaz olmuştu. Tek dayanağına tutundu. Mike'a. Onu bırakmasını istemiyordu. Mükemmelliğini içine çekmek istiyordu. Her zaman yanı başında olmasını. Ama sanki ağzını açıp bir şey söylerse kaybolacağından korkuyordu. Sadece gözlerine bakıp kaybolmayı tercih etti ama ortamı yumuşatmak istiyordu. Bu anın tadını gülerek yaşamayı. Mutluluğu hissederek. Büyücü sessizliği bozan ilk taraf olduğunda biraz daha rahatlamıştı. Nefesini dışarı üfledi. Aşk... Bu duyguyu ilk kez tadıyordu. Daha önce kim olmuştu hayatında? Leonel mi? İlk sevgilisi. Onu da sevmişti. Ama Mike kadar değil. Aşk seline kapılan cadı, gözlerini kapattı. Söyleyecek bir şeyler arıyordu. Kalbi ve zihni onu çoktan yönlendiriyordu. Zihnini toparladı. Bir şey söyle Hypatia. Bir şey söyle. Bu anı güzel kıl. Kalbi dilinin yavaşça kelimeleri dışarı nüksetmesine sebebiyet oldu. Dudak kıvrımları hareket ederken ellerini yavaşça büyücünün göğsünde dolaştırıyordu. '' Beni, çok korkuttun Mike. ''Heyecandan kelimeler birbirine dolanmıştı bile. Yanakları sıcak havanın etkisiyle kızarmış olabilir miydi? Neyse ki koridor zifiri karanlığın köleliğini yapıyordu ve büyücü kızarıklığı göremezdi. Sersemce gülümsedi. Dişlerinin karanlıkta parıldadığını hayal ederek büyücünün rahatladığını hissetti. Ama beynine usul usul dolan korku, kaybetme korkusuydu. Aşkını kaybetmek...

_________________
symphony of buzzing.

~:
 

Mike&Hypatia:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Geç Kalan Aşk
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Üçüncü Kat :: Yasak Koridor-
Buraya geçin: