AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Lucio Fontane
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Rp Partneri : Liljana.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Ptsi Haz. 18, 2012 8:45 am

    Çok yakışıklı olmuştu. Burnundaki kocaman palyaço burnu ona ayrı bir hava atmıştı. Liljana kesin ona sırılsıklam aşık olurdu ve ona kanka gibi davranıp, aslında dötünü ellemeye çalışan Dimitri'den uzaklaşırdı. En yakın kankası, Sappy Joe ile birlikte bu mükemmel hallerinin fotoğrafını çektirdikten sonra* hızla ortak salondan çıktı ve Liljana'yı aramaya başladı. Ne yazık ki, genç kızı bir türlü bulamıyordu. Hole, hatta köprüye gittikten sonra Zavallı Lucio'nun hali kalmamıştı. Makyajı akmıştı, kırmızı burnu artık çok rahatsız ediciydi ve domuz pastırması gibi kokuyordu. Tam bu strese dayanamayıp, ağlamaya başlayacak iken, Liljana'nın şaka niyetine (!) başına bir kütük geçirmesinden önce hayalini kurduğu şey o malum, kırmızı, harikulade arabaydı. " Ovv, datça mı o? "

    Uyandığında, Liljana ona çak yaptı.* Sonra heyecanlı bir şekilde, Dimitrilerin partisine gideceklerini söyledi. AMAN ALLAM DİMİTRİ Mİ? Bir kez olsun yalnız kalamayacaklar mıydı bunlar? Lucio cennette yedi dakika için hangi dolaba gireceklerini bile kestirmişti. Gerçi şu anda domuz gibi kokuyordu, Liljana'dan uzak durmaya çalışarak beraber yürümeye başladılar. O kadar utanıyordu ki, kız kim bilir çocuk hakkında neler düşünüyordu. O anda olabilecek en harika şey oldu. PIRT. Sevgili Lucio'nun, küçük anüsünden, çıkan doğal gaz -cidden doğal- ortalığı nasıl da kokutmuştu. Oysa, anlaşılmasın diye, kendisini oldukça sıkmış, küçük poposundan o büyük gazın olabildiğince yavaş havaya fırlamasını sağlamıştı. Lucio'nun minicik dötünden çıkan metan gazı, Liljana'nın burnuna geldiğinde kız neredeyse bayılacaktı. Ayh, artık dayanamıyom. Sınıf başkanları banyosuna girer girmez kendisini köpüklü havuza attı ve uzun süre orada kaldı. Şimdi Lucio ve sevgili minik poposu oldukça rahat görünüyorlardı. Çocuk gözlerini açtığında, herkesin birbirinin üzerinde olduğunu gördü. Seks partisi mi? Oh yoğğ. Liljana ile buraya gelmemeliydi. Eğer Dimitri'yi Liljana'nın üzerinde yakalarsa onu öldürecekti. O sırada Liljana'nın kucağına düştü. Bunu yanlış anlayan kız ona bir tokat atmıştı. Lucio'nun kafası hiç iyi değildi hem de hiç. Oynak Arya'ya bağırıp, " Hey garson, bana kalbim kadar yanık bir döner, düşüncelerim kadar karışık bir salata ve acılarım kadar koyu bir kahve getir. Ayy, ovv datça mı o? "

    Sonra Liljana'nın omzuna çıkıp, deve güreşine katıldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Seoirse Rowan
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 173
Kan Durumu : Safkan

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Ptsi Haz. 18, 2012 11:57 am

Bizimkilere yetişememiştim ama hemen arkalarından giyinip, koşar adımlarla ilerlemeye başlamıştım. Anasını bellediklerim bana bok var gibi sonradan haber vermişlerdi. Bunu onlara gösterecektim. Kapıdan adım attığım an, üzerimdekileri bir çırpıda çıkardım ve genişletilmiş olan havuza baktım. DEVE GÜREŞİ! AMANIIIIIN ÇOK SEVERİİİM. Havuzun tam karşısına geçip bağırdım. "FÜZE GELİYOOOOOOOOOOOOOOOOR" Bakışlar bana çevrildiğinde, hızlıca koşarak havuza gülle gibi atladım. Büyük bir dalga etkisi yaptığımı sanıyordum. Çünkü kulağıma çalınan küfürlerin hepsi banaydı. Yüzeye çıkmadan, yüzerek Liljana'nın bacaklarını tuttuğum gibi çektim ve onunla birlikte olan Lucio'yu da düşürdüm. Suyun üzerine çıktım. "KİM BENİMLE GÜREŞİİİİİR. SEVİŞEBİLİRİZ DE." O iğrenç kahkahamı attım ve elimle suyu dalgalanlarmaya başladım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Abdurrahman Kızkaçıran
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : biz çayımızı kanla demler bıçakla karıştırırız gardaş.
Rp Partneri : jale de jale of ne jale.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Salı Haz. 19, 2012 6:53 am

Ortak salonda feysbuk feysbuk diye şarkı söylemesinin tek bir nedeni vardı, o da feysbukta tanıştığı kızları özlemesiydi! Lokomotif Gülşen, çıtı pıtı Birsen-ah bir görsen-, cici bici Ebru, esmer Banu-tanışabilsen- kim bilir onu ne kadar özlemişlerdi. Hem zaten dabılyudabılyudabılyu nokta bomba bomba nokta kom'a girmeyeli de yıl olmuştu, 90-60-90 kızlar hep oralarda kendisini bekliyordu. Bu siteyi bulmadan önce beni beğeneni ben beğenmem benim beğendiğim ise beni beğenmez kafasında dolaşan biri iken artık şapur şupur beni ye diyen kızarla çevriliydi etrafı. Ama yoğ bebeyim yoğ! Onun gönlü aslında Fransız leydisi, bir audri hepbörn kalitesi taşıyan, güzeller güzeli Jale'deydi! Jale her bakışında onlar acı, ben tatlı diye mesajı veriyor, diğer kızlardan hep uzaklaştırıyordu onu. Hatta bir keresinde Eylem diye bir kız ona "Mızmız sevgilim çok isteksizsin!"* diyerek bir Kızkaçıran'ın namını karalayacak bir hap vermişti! Kızkaçıranların hiçbir hapa ihtiyacı yoktu! Bundan kurtulmanın tek bir yolu vardı o da de Kabahat ailesinin biricik kızlarını kaçırmak ve kendisine telli duvaklı gelin ilan etmekti! Soyadına yakışır şekilde halıya sararak kaçıracağı kızın şu havuz partisi denen şeye gittiğini görünce maço damarına basılmış her erkek gibi tepesi atan Abdurrahman otuz beygir gücünde Jale'nin peşinden koşturup onu havlu ile kapatmaya çalışacaktı ki aklına Tutti geldi! Aslen İtalyan olan kız onlarla birlikte kalmaya başladığından beri en birinci bacısıydı ve onu koruyup namuslarına leke sürdürmemek kendisinin en birinci göreviydi! Baktı ki bacısı da pıtı pıtı diğerlerinin arkasından gitmeye çalışıyor, "Heeeeyt!" diye bağırdı. "Nereye gidiyon gız sen? Nereye gidiyon?" Adam olup aklını başına al manasında kızın kafasını dürttü sertçe. "Git çabuk sandıktan sana geçen yaz süpürüz olarak aldığım şeyi giy, hade get!" Oh, ağır abiliğini ortaya koyup bu görevi de yaptığına göre artık helali olan kızı gözlerden korumak için sınıf başkanları banyosuna gidebilirdi. Ammavelakin banyoya girer girmez karşılaştığı manzara ile buraya gelirken sahip olduğu ulu amaçtan sapıvermişti. "GIZLAAAAAAAAAAAAAR!" Gözleri yuvalarında fıldır fıldır dönerken oradaki tüm kızları etkileme amaçlı buğulu sesini kullanması gerektiğini anladı:
"Bar başında duran kız,
Tek başına oturan kız,
Bir bana bakar mısınız?
Oldukça nazlısınız!

Gel gel çikolatam yanıma ah,
Yavaş yavaş sokul bana ah,
Bumbada rumbastik durma!
Fıkırdata fıkırdata fıkır oyna!

Bir sağ, bir sol, bir alttan, üstten; HAZIR MISINIIIIIIIN?

Kudur kudur baby, haydi alla pulla beni,
Salla salla baby, bak ne hale koydun beni,
Kudur kudur baby, sen kudurttun beni!
Salla salla baby, of yandım aman aman!"
*
Hayla yılmayıp kudur beybi, ov ye, şeykit beybi, ov ye diye kendi çapında dans ederken tüm kızların kendisinden nasıl da etkilendiğini görmek için etrafına bakmasına gerek yoktu. Yeterince kuul olamamasının tek sebebi siyah güneş gözlüğünü takmamış olmasıydı!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jale de Kabahat
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Kan Durumu : fransız

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Salı Haz. 19, 2012 4:57 pm

Tanrının ona bahşettiği süper seksilikten birazcık utanıyordu Fransız leydisi Jale de Kabahat. De Kabahatlerin biricik kızı Jale, gönlünü istemsizce kaptırdığı yakışıklı Abdurrahman'dan her gün dayak yediği için artık biraz daha seksiydi. Bina arkadaşlarının onun kadar seksi olamadıkları için üzülmelerini hiç istemiyordu. Böyle de alçak gönüllüydü işte Jale. Elinde olsa seksiliğinden herkese eşit olarak dağıtırdı. Komünistlik ruhunda vardı! Fabrikatör babasının iğrenç düzenine sırtını döndüğü için ne mutluydu! Patronların işçileri sömürmelerinin bir sonu gelene kadar hayatını bu şekilde kazanacaktı; oyunculuk ve şarkıcılık yaparak! Şimdiden adı Afrodit'e çıkmıştı fakat o asaletini belli eden bir lakap istiyordu. Mesela... mesela leydi de Kabahat! Öyle asildi ki şimdi asaletinden gözleri dolacaktı. Mesela oradaki kızlar neredeyse hiçbir yerlerini kapatamayan ufacık bikinilerinin içinde ne kadar hafif ve basit görünüyorlardı kim bilir? Oysa kendisi öyle miydi? Yeni aldığı haşemasının içinde ne kadar da asil görünüyordu! Aslında seviyeli bir ilişki sürdüğü Abdurrahman'ın aldığı kırmızı haşema ile yeni aldığı beyaz haşema arasında ciddi bir kararsızlık yaşamıştı fakat beyazın daha asil olduğunu düşünüp onu giymişti. Kırmızı olanı Abdurrahman'la fan fini yaparken giymeyi düşünüyordu.

Abdurrahman demişken, Jale de Kabahat ile kahraman Abdurrahman Kızkaçıran'ın tanışma hikayesine de değinmek gerek. Jale, bir gün Paris'teki Eyfel Kulesi manzaralı evinden dabılyudabılyudabılyunoktabombabombanoktakom'da takılıyordu. Çevresinde kendisini sadece parası ve mükemmel vücudu için isteyen erkekler vardı ve Jale bunlardan bıkmıştı. Yeni üye olduğu bu sitede onu ruhu için sevecek birini bulabileceğini umuyordu. Siteye üye olmak için de fazla mükemmeldi çünkü Jale 95, 55, 100'dü. Kocaman memeleri vardı Jale'nin ve iskele gibi de bir gtü. Fransa Hükümeti'nden kendisine limanlık teklifi gelmişti fakat Jale tahsiline devam etmesi gerektiği için reddetmişti teklifi üzülerek. Poposu, gemilerin yanaşabilmesi için çok güzel bir liman olurdu oysa... Mazi kalbinde bir yaraydı şimdi. Artık yanında Abdurrahman vardı ve kendisini tamamen ruhu için seviyordu. Ah bir de şu Tutti kaşarı olmasa! Attıkları her adımda yanındaydı bu kızıl kevaşe. Ama Jale asil bir matmazel olduğu için hanımefendikız çizgisinden, salon kızı çizgisinden kaymıyordu hiç. Tutti'nin yanında sevimli sevimli gülümsüyordu. Fakat kendisine bile itiraf edemese de onu bir dondurma gibi yalamak istiyordu bazen. Ama döşü kıllı erkeği Abdurrahman'ı gördükçe bu isteği kaçıyordu. Abdurrahman ve siyah güneş gözlüğü Jale'yi eritiyordu! Kendini Abdurrahman'a vermek istiyordu. Onun karısı olmak istiyordu. Bir sürü bebeleri olsun istiyordu, eve hep bir bok kokusu hâkim olsun istiyordu...

Haşemasıyla sınıf başkanları banyosuna vardığında şoklar içinde gördü ki, kızlar erkeklerin üzerinde cıbıldak cıbıldak hoplaşıyorlar! Yani zamanında çok ama çok sevdiği Mell diye bir arkadaşı olsa ve o Melis daha sonra Anıl çıksa ancak bu kadar şaşırabilirdi. Gözleri Abdurrahman'ı aradı ve onu görünce ağlamaya başladı. Çünkü Abdurrahman'ın dili dışarıdaydı, resmen bütün kızları skmek istiyordu. Olamaz! Jale'nin hemen bir şeyler yapması lazımdı bu yüzden o da elinde olan tek kozunu kullandı. Seksi bir ses tonuyla Abdurrahman'a seslendi ve onun slipinin içinde tahrik olmamasını umarak şarkısını şakımaya başladı.
"Beni de bir beni de bir
Sevdiğim dünyada bir
Sultanıdır sulatanıdır
Gönlümün sultanıdır

Canım demeni
Gülüm demeni
Seviyorum ben de seni
Tatlı diline
Güzel yüzüne
Kurban olurum her yerine

Neremi neremi
Gözlerini
Neremi neremi
Gülyüzünü
Neremi neremi
Dudaklarını
Neremi neremi
Her yerini

Neremi neremi
Gözlerini
Neremi neremi
Gülyüzünü
Neremi neremi
Her yerini"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2
Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2
 Similar topics
-
» şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Beşinci Kat :: Sınıf Başkanları Banyosu-
Buraya geçin: