AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Verona Moretti
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 876
Rp Partneri : marty mcfly

MesajKonu: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   C.tesi Haz. 09, 2012 12:03 pm



#sezon 2 kurgu 2
TOPLU HUFFLEPUFF KURGUSU

Havaların gittikçe soğumasından muzdarip porsuklar, Ortak Salon'a tıkılıp kalmışken başkanlarının aklına gelen fikirle Sınıf Başkanları banyosundaki devasa küveti büyüyle genişleterek havuza dönüştürürler ve parti başlar! Mutfaktan hacılanan yiyecekler ve içeceklerin de etkisiyle herkes eğlenirken birbirlerinin sırtına çıkarak gösteri yapmaya çalışan bir takım ahmağın başlattığı akımla, aslında bir Muggle oyunu olan Deve Güreşi oynanmaya başlanır.





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valentine Marquesa
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 137
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : mc yaralı repçi mecüc

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   C.tesi Haz. 09, 2012 2:40 pm

Dışarıdaki çetin rüzgar bir ıslık sesi şeklinde kulaklara çalınır, yağmur damlaları pencerelere çarpıp dururken koltuklara yayılmış arkadaşlarına mini bir konser veriyordu Valentine, kankası Dimitriyle beraber. Kalın sesini inceltebildiği kadar incelterek girişi Dimitri yaptı. "Trilay trilay lombaley." Hemen ardından Valentine, tüm şebekliğini takınarak pek sanatsal olan şarkıyı hakkını vermeye çalışarak söylemeye başladı. "Bar başında duran kız," Trilay trilay lombaley "Tek başına oturan kız," Trilay trilay lombaley "Bir bana bakar mısınız," Trilay trilay lombaley "Oldukça nazlısınız." Trilay trilay lombaley Daha sonra ikili beraber devam etti. "Gel gel çikolata yanıma AĞ, yavaş yavaş sokul bana AĞ, bumbadarumbastik durma, fıkırdata fıkırdata fıkır oyna." Hayali mikrofon şimdi sadece Valentine'in elindeydi. "Bir sağ, bir sol, bir alttan, üstten, HAZIR MISIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIN? OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO!! Kudur kudur beybi."
"Hayyyydi alla pulla beni."
"Salla salla beybi."
"Bak ne hâle koydun beni."
"Kudur kudur beybi."
"Sennn kudurttun beni."
"Salla salla beybi."
"Off yandım amman amman." *

Carmen, Verona, Clementine ve Nicolai gülmekten karınlarını tutarken Verona zorlukla konuştu. "Bizi gülmekten öldürmek istemiyorsanız, buna bir son vermelisiniz." Valentine ve Dimitri, bu şarkıdan önce Musa'dan Çek Git Bebeğim*, Kilis'li Vedat'tan Depresyon Stayla*'yı söylemişlerdi, kankilerinin gülmekten morarmalarının sebebi bu olabilirdi. Tabii Valentine'in Dimitri'ye tüm ciddiyetiyle attığı diss de olabilirdi*. "Hehehe noldu len, hoşunuza mı gitti?"
"Gitti gitmesine de, bütün kış burada durursak tarla gibi götümüz olacak." Bunları söyleyen de Clementine'di.
Tırnaklarını incelemekte olan Carmen, "Havuz partisi gibi bişiler olsa ne güzel olurdu aslında." dedi mırıldanırcasına.
"Hee, çok zeki la bu kız. Bebeğim, hava -2345678 derece."
"Benimki bir özlemdi sadece."
Valentine ve Dimitri de arkadaşlarının yanına kurulurken Verona sessizce "Aslında bir havuz başı partisi yapabiliriz." dedi.
"Nasıl?" Nicolai, gülmesini henüz durdurabildiği için söze ancak karışabilmişti.
"Sınıf başkanları banyosunda elbette. Altımız için yeterince büyük. Mutfaktan araklayacağımız yiyecekler ve biralarla pek de güzel eğlenebiliriz."
"Süper! Mutfak işi için Nicolai pek uygun bence." Valentine, her zaman olduğu gibi angarya işlerden kaçmak için Nicolai'yi öne sürüyordu. Normalde ikizinin bu davranışına şiddetle tepki veren Clementine, "Bu sefer Valentine haklı. Cinler senin kurallara aykırı bir şey yapacağını düşünmedikleri için yiyecek aşırmana bir şey demezler."
"Ne diyeyim, haklısınız."
"Bende büyükannemin bana hediye ettiği bir torba var, saptanamaz genişletme büyüsü yapılmış. Onu kullanabiliriz."
"Vaov, Carmen, neden hiç bahsetmedin?"
"Bilmem. Yeri gelmedi. O kadar giysiyi o küçücük bavula sığdırabilir miyim sence?"
Kızlar aralarında saptanamaz genişletme büyüsünün yararları hakkında konuşurlarken heyecana kapılan Nicolai, tüm ortak salonun duyabileceği şekilde bağırdı. "HAVUZ PARTİSİ!"
Beşinin de gözleri Nicolai'ye kitlendi aynı anda. Verona dişlerinin arasından konuştu. "Altımız içindi bu, Nicolai!" Nicolai hafifçe kızardı fakat iş işten geçmişti tabii. Tüm ortak salon büyük bir heyecanla aralarında konuşmaya başlamıştı, uğultu giderek artıyordu. En sonunda içlerinden biri Verona'ya sordu. "Nerede peki?" İç geçiren Verona, zorla cevap verdi. "Sınıf başkanları banyosunda."

Çok çok çok çok büyük olan sınıf başkanları için yapılmış havuzu ılık suyla doldurup içine atladıktan sonra Valentine ve Dimitri'nin keyfi yerine geldi. Şayet tüm Hufflepuffların fark edilmeden sınıf başkanları banyosuna girmeleri oldukça stresli bir işti. Yakalanırsa başına neler gelebileceğinin farkında olan Verona'nın pimpirikliliği yüzünden çıt çıkarmamak için götlerini terletmişlerdi. Fakat şimdi içerdeydiler ve dışarıya ses sızmayacağını bildikleri için rahatça ses çıkarabiliyorlardı. Hâlâ mutfakta olan Nicolai'nin, kilitli kapıdan geçebilmek için Verona'nın ona fısıldadığı şifreyi söylemesi yeterli olacaktı.

Nicolai'nin getirdiği tatlılar ve Kaymak Biraları sayesinde iyice keyiflerini bulan Valentine ile Dimitri, yüzmek için havuza atladılar. "Gel la buraya, seni omzuma alayım." Kalın sesiyle kahkaha atarak Valentine'in omzuna çıktı Dimitri. "Bütün dünya duysun, AY LAV YU CASTİN BİBIIIIIIIIIIIIIIIIR!" O böyle bağırırken Clementine ve Nicolai'nin de suya girdiklerini fark etmemişlerdi. Nicolai'nin omuzlarına çıkan Clementine, tüm gücüyle Dimitriyi itti. Böylece ne kadar popüler olacağını henüz bilmedikleri deve güreşini başlatmış oldular.

_________________

    valentine marquesa & carmen banderas & nicolai voslov & paolo moretti & amelie rush
mc belalı rapçi yecüc der ki:
 

slm:
 

dimitri kankimle verdiğimiz partide.................:
 

dimitri kankimle verdiğimiz partide.................#2:
 


En son Valentine Marquesa tarafından C.tesi Haz. 09, 2012 2:50 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Arya Ravensdale
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 119
Kan Durumu : Tertemiz.
Rp Partneri : Anika.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   C.tesi Haz. 09, 2012 2:45 pm

    Arya oldukça sinirliydi. Nasıl olurdu da onu partiye çağırmazlardı? Zaten ortak salondaki curcunayı da kaçırmıştı. Oysa Dimitri'yi pantolonsuz görmeye nasıl da can atıyordu. Hem Lucio bayıldığı sırada Liljana'ya sarkma gibi bir durumu olacaktı. Her şeyi kaçırmıştı! Sonunda karar verip davet edilmediği partiye gitme kararı aldı. Verona'ya gününü gösterecekti. Kesin Anika'dan hoşlanıyordu. Arya olmadığında, bu sayede yalnız kalacaklardı. Oh, çok beklersiniz. Saçını savura savura, birinci sınıfların yanından hızlıca geçiverdi. Yanına sarı bikinilerini de almıştı. Anika ile gireceği köpük banyosunu kaçıramazdı! Ay, ne kadar sapığım. Sınıf başkanları banyosuna girdiğinde karşılaştığı manzara karşısında gözlerini kırpıştırdı. KIZLAAR! Verona ve Caitria! Bikinileri ile nasıl da güzellerdi. Sonra diğerlerine baktı. ERKEKLEER! Oy Cüneyt, Czeslaw! Cıbıl cıbıl, cıbıl cıbıl. -bknz;Arya K. sizlerle- Sonra gözlerini zavallı fasulye çocuğa dikti. Lucio, ay döt. Burası cennet olmalıydı! Minik poposunu sallaya sallaya oldukça eğlenen Anika'nın yanına geldi. Bir an ona Suçlayıcı Bihter Bakışları atmak istese de hemen vazgeçti. Sonuçta buraya eğlenmek için geliyordu. Eline cinlerden çalmış oldukları kaymaklı birayı aldı ve bir gıdımda içi verdi. Lucio, Liljana, Rabia, Cüneyt, Pipigörl hepsi buradaydı. Nasıl da mesuttu! İçinden diğer binalara küfretti. Onları ezik gibi gören hayvansı gryffindor, It's the şişe çevirmece, that's the şişe çevirmece. What can i do, sometimes yapan ravenclaw ve sürüngen slytherin! Hepsi b*k gibiydi. En güzel hufflepuff, en harika hufflepuff. Anika'ya gülümsedi. Sonra yüksek sesle, çılgınlar gibi bağırdı. Anika'nın elini yakalayarak, " Kim bize meydan okur? Deve güreşiii! "

bknz;ay nassı utandım kendi ortak salonumuzda olmadığımız için.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anika Jørgensen
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 263
Kan Durumu : melez, övünüyor bununla.
Rp Partneri : ARYA!

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   C.tesi Haz. 09, 2012 3:31 pm

Kardeşine sundaying manager olma hayallerini aktaracağı mektubuna başlamak için derin bir nefes almıştı ki "HAVUZ PARTİSİİİ!" sözleriyle tüm dikkati dağılıverdi kızın. Kışın ortasında olduklarından dolayı bir mindfuck yaşamış olsa da bunu hızlıca atlatabilmişti, ne zeki kızdı şu Verona kenksi! Aslında böyle denizmiş, havuzmuş, güneşmiş işlerini hiç sevmezdi çünkü hepsi ardından deniz anasıymış, soyulan deriymiş, klor kokusuymuş tarzı şeyler getirirdi. Ha bir de çillerine çil katan bu güneş olmasaaaa, güneş olmaaasa... Neyse ki cenetten onlara kapalı havuz denilen, kutsanmış bir şey gönderilmişti; Hogwarts'ta da buna sınıf başkanları banyosu deniliyordu! Yaptığı havuçlu kekten de oraya götürmeye niyetlenmişken gözleri tek bir kişiyi arıyordu ama herhalde o kişinin sürü halinde Dimitri ile Valentine'ı takip eden grubun içinde olduğunu varsayıp kendisi de o gruba eşilk etti. Negzel bir binaydı onlarınki! Denizin buz gibi sularından çıkacak bir Şahin K tehlikesi yaşamayacaklarını bildiğinden dolayı hızla suya atılan Celementine'dan gözlerini çevirince kapıdan giren Arya ile karşılaştı. *Burada çok deli iltifatlı cümleler var ama söylemiyoruz, çünkü hepsi 'bikinine gurban!' kafasında.* Çok kenksli arkadaş grubunun içinde gülüp eğlenirken bakışları Semra Kaynana edasıyla daldan dala, daldan dala atlayan Arya'yı biraz daha süzecek olursa kızın korkudan tesettüre girme ihtimali bile vardı. Bu davranışlarını allah diyen soğan halkası görse ne derdi acaba, yoksa atayiz kız beynine girmişti de ona zina ettirmeye mi çalışıyordu? Vay uyanık! Bu düşüncelerle içinden allah diyen soğan halkası tarafından kendisine öğütlendiği gibi üç kulvallah bir elham okuduktan soğra Arya'nın elinden çekiştirmesiyle havuzun içine atladı. OĞĞĞ YOĞĞĞĞĞĞĞĞ! Deve güreşinde o kadar kötüydü ki! Eli Arya'nın avucunda kahkahalar atarken işalla karşısına Lucio geçer diye umuyordu, onu yenmek nası güzel olurdu!

* ezgiye ay nov det fiiling bro diyerek gidiyorum, allam bari rp güzel olsaydı ühü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Paz Haz. 10, 2012 11:59 am

    Verona ne zeki kız allam yarebbim! Kollarıyla sıkıca tuttuğu yiyeceklerle önünü görmeye çalışırken hareket eden merdivenleri çıkmaya çabalıyordu. Düşürdüğü Bin Bir Çeşit Fasulye paketini almak için eğildiğinde birkaç kaymak birası da kollarından kurtuluverdi. İçinde bulunduğu duruma gülerken merdiven hareket etmeye başladı. Kahkahasını zor bastırıyordu. Allam nasıl eğleniyorum şu an! Merdiven durunca düşürdüklerini toplayıp başkanların seksi banyosuna doğru yola koyuldu yeniden. Hemen girişte onu içeri sokmak için bekleyen kankisine selam verip büyük banyoya daldı. Lady Gaga aşkına, negzel yer burası! Ceyms’e söyleyeyim de ben başkan olayım. Elindekileri mermer havuzun kenarındaki boşluklara bıraktı ve etrafına bakındı. Lucio kankisine doğru baktı, elini göğsüne vurup başını hafifçe eğerek selam verdi. Ay nasıl eğleneceklerdi kim bilir. Nasıl da heyecanlanmıştı. Bir sürü sarı bikinili kız vardı havuzda. Julian ne kadar da mutlu oldu Sünger Bob’lu mayosunu giydiği için. Cüppesini çözdü ve bütün parlaklığıyla Sünger Bob’un gözleriyle süslenmiş dötünü gözler önüne serdi. Ne kadar şekerdi şu Bob. Julian aşıktı ona. Allam keşke gerçek olsaydı! Hep hayalini kurduğu Sünger Bob’u düşündü. Şimdi havuz onlarla dolu olsaydı ne kadar da güzel olurdu. Ama sarı bikinili kankileri de Julian’a yeterdi. O yüzden hiç vakit kaybetmeden havuza girdi Arya ve Anika’ya meydan okumak için. Ama sonra fark etti ki onun sırtına alacağı bir kankisi yoktu şu anda. Hemen havuzun kenarına çıktı ve seksi Sünger Bob’lu mayosundan akan sulara aldırmadan zıplamaya başladı. “Kim benim omzuma çıkçak kankilerim? Kim kim?” Ay ne kadar da havalıydı! Herkes ona hayrandı işte. Allam nasıl da eğlenceliyim ben! Hemen havuzu taradı gözleriyle. Aleksa’da bir süre durdu. Ayy incecik de bi’ kızdı, onu omzuna alsa kesin kazanırlardı. Kızın yanına gitmek için öne doğru bir hamle yaptı ama havuzun kenarında olduğunu hesaba katmadığı için suyu boyladı. Ay allam boğulmam di mi?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleksa Stanlavis
Hufflepuff V. Sınıf, Sınıf Başkanı
Hufflepuff V. Sınıf, Sınıf Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 1137
Kan Durumu : Melez.
Özel Yetenek : Meta.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Paz Haz. 10, 2012 1:16 pm

    Suratını asmış, dudaklarını büzüştürmüş bir şekilde ortak salonda oturuyordu. Gözleri sürekli kapıyı yokluyor ve kardeşinin gelmesini bekliyordu. Onunla konuşması gerekiyordu ama kardeşi kendisini dinlemiyordu. Gözlerini ellerine dikmiş bir şekilde beklemeye devam ederken, ortak salonun kapısının açıldığını duydu. Hızla başını kaldırıp kapıya baktığında Antonije’nin orada durduğunu fark etti. Suratına yayılan gülümseme ile yerinden kalkıp hızla ikizinin yanına gitti. Boy olarak ondan epey uzun olan çocuğa bakıp gözlerini kırpıştırmaya başladı. Küçük bir kız çocuğu gibi görünmeye çalışırken genç adamın ona tepeden bakışına şaşırdı. En sonunda genç adamın konuşmaya başlaması ile suratında gevrek bir gülümseme belirdi. “Tamam sen de gel banyoya. Ama bu bir barış teklifi değil.” Kaşlarını havaya kaldırarak genç kızı uyarmıştı. Aleksa hemen kafası uysalca sallayıp yatakhaneye çıktı. Üstüne hemen bir şort ve tişört aldı. Ortak salona gittiğinde ikizinin koluna girip onunla beşinci kata çıkmaya başladılar.

    Banyoya girdiğinde şaşkınlığını saklama gereği duymadan ağzını kocaman açmıştı. Hayatında hiç böyle büyülenmiş bir banyo görmemişti. Heyecanla kardeşinin kolundan çıkıp havuzun kenarına doğru gitti. Havuzun içinde oldukça eğlenceli bir şekilde Muggle oyunu oynuyorlardı. Suratında kocaman bir gülümseme ile kardeşine dönüp konuşmaya başladı. “Hatırlıyor musun Anton, babamlarla nasıl oynardık bunu?” Tekrar deve güreşi oynayanlara dönüp bakınmaya devam etti. Havuz kenarında birinin bağırdığını görüp ona bakınmaya başladı. Bağıran çocuk, Julianla gözleri kesiştiğinde genç kız gülümsemesine engel olamadı. “Ben çıkarım sırtına.” diye çocuğa bağırmaya başladı. Genç adamın ona doğru gelmeye çalışırken havuzun dibini boylaması üzerine kahkahasını tüm banyoya salarken hemen gidip çocuğa yardım elini uzattı. Aynı zamanda hem gülüp hem de konuşurken sesi boğuk çıkıyordu. “Bu arada mayon çok tatlıymış Julian.” Çocuğun havuzdan çıkması ile genç adamın omzuna binmesi bir oldu. Tek yumruğunu havaya kaldırarak bağırmaya başladı. “Var mı bize meydan okuyan? Haydeeeeeeee!”


_________________
    lotte noa krüger&antonije stanlavis&gustav ionel&andrei ionel

    ~Metamız candır, kandır, bir yaşam tarzıdır.
    honesty:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lynette Heloise Sneaux

avatar

Mesaj Sayısı : 119
Kan Durumu : safkan.
Rp Partneri : aşk acısı çekiyo ablası.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Ptsi Haz. 11, 2012 5:33 pm

“Bileeemeem yarını göremezsem seni şansıın yoook çalarım kapını baaaşka çaaarem yok” sözlerine anlam veremediği şarkıyı mırıldanırken içinin burkulduğuna yemin edebilirdi. Fakat güzel şarkıydı, iyi şarkıydı amma ve lakin aşk acısı çeken bir kızın bu tür şarkıları dinlemesi ergenler tarafından tasvip edilmeyen bir olaydı. Hem aşk acısı çekiyor hem de değil Yalçın Çakır’ın yaşlandırma tekniğiyle, gelmiş geçmiş en iyi büyücünün bile yaşlandıramadığı Hakan Peker’in bu şarkısını dinleyebilmek her yiğidin harcı değildi. Gel gelelim yerinde duramayan bir oraya bir buraya zıplayan bir hatunun aşk acısı çektiğine kadir bile inanmazdı. Durum o kadar vahimdi. “Al artık beni koynuna karaaaam günahım boynuna can karaaaam anladım sensizlik haraaam gel artık insafa be karaaaam” dudaklarından dökülen kelimelere engel olamıyordu, bilinçaltına yerleşmiş olan bu şarkının etkileri beyninde öylesine bir yer edinmişti ki şarkıyı söylemekten kendini alamıyordu. Fakat asıl korkusu geçenlerde Arnika’nın gazabına uğrayıp 19 mayıs hareketlerini andıran bir koreografiyle canlandırdığı aşkımız buraya kadar gösterisinden sonra hafızasına kazınan o hareketleri yapmaya başlayıp şarkıyı söylemeye yeltenmekti. Kadının sesiyle örtüşsün diye sesini kalınlaştırıp gayet delikanlı tavırlar sergilediği o anlar gözünün önünde canlanmaya başladıkça koridorun ortasında deli gibi kahkaha atmaya başlamıştı. Sesini hafifçe kalınlaştırdı ve tişörtünü yukarıya doğru kıvırdı. Öbür elini havada döndürmeye başlayarak koridorda dönüyorken “Artık sabrım kaalmaaadı aşkımız buraya kaaaada….!!” Tam şarkının büyüsüne kapılmıştı ki banyoya istikametinde ilerleyen üç beş porsuğu gördüğünde gözleri fal taşı gibi açıldı. Bina başkanlarının banyosunda ne işleri olabilirdi! Porsukların arkasına takıldı ve banyoya adımını attığında içinde yükselmeye başlayan eğlencenin ateşi Anadolu Ateşi’ne taş çıkartırdı! Demek parti vardı! Hem de bina başkanlarının banyosunda! Elbette inanılır gibiydi, yıllardan beri süregelen Hufflepuff kafasını yaşayabilmek için seçilmiş olmak gerekiyordu! Anika’yı gördüğünde çığlığını bastı ve ellerini çırpa çırpa havuza doğru koşturmaya başladı. “Kızıaaaam bu müthiş bişiiiiiy!” diye bağırırken mutluluğu gözlerinden okunuyordu.


ABİ YÜZÜNCÜ KERE SİLİP EKLEYİŞİM YA ATÇAM KENDİMİ BOĞAZIMI KESÇEM YA fhıdsgda8gy8ad8ygy8ds8g8dshghasd8gh8asd8gsdfjh8sf8gh8dshsahsdy8gsdh
tamam sakinim.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rain Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 43
Kan Durumu : melez.
Rp Partneri : allam sevgilim yok :(
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Ptsi Haz. 11, 2012 6:16 pm


    “Julian’la Verona konuşurken duydum. Sınıf başkanları banyosundaymış.”
    “Neden sana söylemedi?”
    “Çünkü kavga ettik. Sonra anlatırım.”
    “Diğerleri de bir şey demedi.”
    “Hep o bok torbası yüzünden!”
    Nova’yı boş koridorda çekiştirirken fısıldayarak konuşuyordu. Yüzü sinirden kıpkırmızı olmuştu. Kuzenim diyip bağrına bastığı Julian ona Hufflepuff eğlencesinden bahsetmemişti. AYIP! Tamam, belki küçücük, minicik bir tartışma yaşamışlardı ama bu ona Rain ve kankilerini eğlenceden mahrum bırakma yetkisini vermiyordu. Üstelik diğerlerine de söyletmemişti. Rain kendini nasıl dışlanmış hissediyordu nasıl. Allam inşallah havuzda boğulur, diye düşündü banyonun önüne geldiğinde. Derin bir nefes alıp içeri girdiğinde Julian’ı aradı hemen gözleri. Omzunda Aleksa’yla oldukça eğleniyor gibiydi. Rain kötükadınmüzeyyen gibi gülümsedi ve cüppesini çıkardı. Julian’ın sandığından çaldığı, en sevdiği Sünger Bob tişörtünü giyiyordu. O tişört için galleonlarını Muggle parasına çevirmiş ve Londra’da her yeri gezmişti. Yaramaz cadı minnoş mavi şortu ve sarı tişörtüyle hemen havuza atladı. Nova’yı da peşinde sürükledi elbette. “Evan’a söyledim o da gelecek. Onu omzumuza alırız!” diye bağırdı sevinçle. Julian da onu duymuş olacak ki Rain’a döndü. Allam gözlerini nasıl açtı, ahahaha, aynı Bob gibi açtı gözlerini, Aleksa’yı düşürmese bari, ay nassı eğleniyorum şu an! Rain heyecanla Nova’ya sarıldı. Nasıl mutluydu şu an. Allam ne kadar eğleniyordu. En eğlenceli Hufflepuff gecesiydi bu. O yüzden hemen havuzdan çıkıp millete bağırdı. “MÜZİKSİZ OLMAZ!” Yerdeki cüppe yığınları arasında kendisininkini buldu ve asasını çekip çıkardı. Elini havaya kaldırıp çok kuğul bir şekilde salladı ve müzik duyuldu. * Şimdi eğlenebilirlerdi işte. Asayı cüppesine geri koymak için eğildiğinde eline başka bir şey geldi. NUTELLA! Allam şu an nasıl mutluydu nasıl. Ne kadar sevinmişti. Nutellası onunlaydı ve hiç dokunulmamıştı. Koca bir kavanoz nutella. Kimseye göstermemek için onu saklayarak havuza girdi tekrar. Sonra dayanamayıp kapağı açtı ve kavanoza parmak daldırdı. Ayy, ne güzel tadı vardı ya. Nasıl mükemmel bir şeydi bu. Sihrin de ötesindeydi. Yoksa gerçekten nutella perileri var mıydı? Eğer öyleyse Rain onlara tapabilirdi. Hatta tapıyordu. “Sizi seviyorum nutella perileri!” diye bağırdı başını banyonun tavanına kaldırıp. Tam o sırada omzundaki eli hissetti. Kankisi Evan gelmişti. Şimdi üçü de bir aradaydı. Rain nasıl mutlu olmuştu alam.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Evan Marvin

avatar

Mesaj Sayısı : 17
Kan Durumu : Mud
Rp Partneri : Kızlar Arron'ı sever ama Evan'ı sevmezler.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Ptsi Haz. 11, 2012 8:49 pm


    “YÜZMELİ HAVUZLU PARTİ Mİ?!” Rain kankisinden aldığı partili haberin sevinciyle yerinde tepinip tamamen ıslak olucak olan seksi Hufflepuff kızlarını düşündü Evan. Allam bir de Ravenclaw kızlarını güzel sanırdım ne salaktım. Bizim kızlar zilyon kat ateşli. Sonra bir anda tepinmeyi bıraktı gözlerini pörtletip ağzını dümdüz bir hale getirdi. Evan sudan korkuyordu. Sevgili abilerinin onu küçükken birden çok kez boğma denemeleri yüzünden suyla arası iyi değildi. Hatta bu denemelerin beyninde hasara yol açtığından kesinlikle emindi. Bir dakika bile geçmeden korkusunu hiç hatırlamamış gibi yerinde tepinmeye devam etti. Hufflepuff temalı sarı, arkasında “HONEY BADGER” yazan mayosunu giydi ve ışık hızıyla yatakhaneden çıktı, aslında çıkarken düştü ama çıktı. Partinin üzerinde yarattığı heyecanla değişen merdivenleri ilk kez yanılmadan atlatmıştı. Arron sağ olsun eheh. Sınıf başkanları banyosuna girdiğinde ıslak Hufflepuff kızlarından gözünü alması biraz zor oldu ama sonra başka bir duyusuna yöneldi ve en sevdiği şarkının çaldığını duydu. “DABILYU EKS VAY ZET KAPICI İZZET!” Bir süre kendini tek başına misket oynamaya kaptırmıştı ki Rain’i ve Nova’yı bulması gerektiğini hatırladı. Havuzdaki Rain’i yakaladı gözleri yine Nutella yemekle uğraşıyordu. ALLAM YA KIZA BAK BUNUN OBEZ OLMASI LAZIM HALA İNCECİK. Havuza ilk adımını attığında öleceğini sandı ama hiçbir şey olmadı, burada onu boğacak abileri yoktu. Islak Rain’in yanına vardığında böyle ateşli bir kızla neden sevgili değil arkadaş olduğunu derinlemesine düşündü. Sonra birlikte en partili komikli arkadaşlar olduklarını hatırladı. Rain, Nova ve Evan bir aradaydı. Evan üçü bir araya geldiklerinde kendine hakim olamayıp hep mutluluk krizine girerdi. “YAŞASIN PORSUKLAAAR!” En sevdiği şarkı hala çalarken kankileriyle havuzda misket oynadı. Allam dünyanın en güzel partisindeyim!!! Etraftakilerin deve güreşi yapmaya başladığını görünce hemen kızlara döndü. “Şimdi ben sizin ikinizin omzuna binmeliyim. Tepedeyken bu boğulma korkusuyla asla düşmem ayrıca karate biliyorum hepsini yerle bir ederiz.” Evan kendinden çok emin konuşmuştu hayır konuşan Arron’du, her neyse. Kızlar yapacak daha iyi bir şey olmadığı için onaylamışlardı. Hem Evan yalan söylememişti gerçekten karate biliyordu, sarı kuşaktı ama biliyordu. İki kızın omzuna çıktığında savaşa hazırdı. “Kendimi Cleopatra’nın karate bilen oğlu gibi hissediyorum! SALDIRALIIIM!”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Verona Moretti
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 876
Rp Partneri : marty mcfly

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Salı Haz. 12, 2012 12:04 am

Kendi aralarında yapacakları son derece sakin havuzlu partili gibimsi aktivitenin hayali, Nicolai tarafından tüm Ortak Salon’a ilân edilince kafasında canlanan huzurlu tablo ile birlikte hiçliğe karışırken, profesörlerden ve hatta diğer sınıf başkanlarından hiçbirine çaktırmadan koca binadaki tüm öğrencileri nasıl beşinci kata ulaştıracağı konusunda ciddi tereddütleri vardı. Aslında tabii ki tüm kankslarının birlikte olmasını istiyordu fakat bu Hufflepuff aşiretinden olmayan birilerinin kulağına gittiği takdirde Verona yalnızca oo piti pitiyle seçildiği sınıf başkanlığından değil, okuldan da atılma tehlikesini üzerine almış oluyordu. Bok. Neyse ki Verona’nın emesen nicki lisely_korkusuz_asi_wampire_qirldü ve göbek adı tehlike olan Verona, böyle şeyleri iplemezdi! Kendileriyle birlikte beşinci kata çıkmaya hazırlanan herkesin çıt çıkarmaması gerektiğini anlaması adına beni benden alırsan seni sana bırakmam temalı tehdit mesajını iyi vermesi için Kelek Kavun Turşusu’ndan yardım istemesi gerektiğinin farkında olmasına rağmen, bir süredir hiçbir yerde kakalı beyinli ceymsten haber alınamadığından bu zaten mümkün değildi. Kelek Kavun Turşusu’yla şimdiye kadar öyle çok birbirlerini yemişlerdi ki Verona, bu kez erişmiş olabileceği Jedi gücünün etkisiyle onu patlatarak moleküllerine ayrıştırmış olması ihtimalini göz önüne alarak kendisini suçlu hissediyordu, neredeyse.

Yaklaşık yirmi dakika önce bitmiş olan akşam yemeğinin ardından binalarına dağılmakta olan öğrenciler dışında tenha sayılabilecek koridorlarda ilerlemeye başlamalarından biraz önce, tıkınacak bir şeyler ve kaymak birası hacılamak üzere mutfağa gitmiş Nicolai’ın sınıf başkanları banyosunun parolasını unutmamasını, mutfağa girebilmek için gıdıklaması gereken armudu karıştırmamasını diledi. Havuz partisi fikri ortaya atıldıktan sonraki beş dakika içinde üzerinde Tinker Bell resimleri olan pembe bir plaj şortu içinde çıkagelmiş Dimitri’nin hâline güldükten sonra ona takıldı. “Kaymak biraları için Nicolai’ı aşağı göndererek aptallık ettik, bro! Bu insanlar cidden sert bir şeyler içmek istiyorsa senin Aşk İksirini denemeliler.” Dimitri’nin umutsuz aşkı Liljana’yı ele geçirmek için yapmaya kalkıştığı aşk iksirinin yol açtığı çılgınlık, hâlâ dönem içindeki en çok konuşulan konu olma unvanını korumaktaydı. Bu işten ceza almadan kurtulmayı başarmış olmaları bir muziceyken ve olayın yarattığı şok henüz bedenlerini tamamen terk etmemişken başlarının yeniden belaya girme ihtimalinin bu kadar çok olduğu bir şeye soyunmanın ne kadar mantıklı olduğu tartışmaya açık bir konuydu elbette. Yine de Verona, akşamın bu saatinde bomboş olan beşinci kat koridorunu aşarak son derece mükemmel bir parti mekânı olan havuz başına ulaştıklarında rahat bir nefes aldı. Bir de baktı ki, eskiden aşırı büyüklükte bir küvet olan banyo, esrarengiz bir şekilde aşırı aşırısı büyüklükte bir havuza dönüşüvermişti! Hâlâ pınar tekkalmış isimli bir malın kafasındaki hayalî karakterlerden yalnızca biri olduğuna inanan Verona, bilgisayar başında oturup poposunu büyütmekten başka bir şey yapmayan yaratıcısı Tekkalmış’a bu nimetler için milyonlarca kez şükrettikten ve kendi kendine bir daha erkeklerle gezip tozmayacağına dair söz verdikten sonra mümkün olduğunca su sıçratmaya özen göstererek havuza atladı. Nihayet aşırabildiği kadar çok kaymak birası ve artık nereden bulduysa ateş viskisi getirmiş olan Nicolai’ın zulasından kendine bir bardak doldurarak başına dikti. Dimitri ayyaşıyla takılmanın kötü yanlarından biri de buydu; sağda solda karı bırakmış, çocuk bırakmış, düğünden kalan altın bileziklerin hepsini bozdurmuş olan Dimitri, eninde sonunda sizin de kafatasınızı açıp beyninizi yiyor ve ruhunuzu Serdar Ortaç’ınkiyle değiştiriyordu. Ve bu hiç iyi bir şey değildi. Hatta çoooooooook kötü bir şeydi! * Ayyaş Dimitri’nin belalı rapçi Valentine’in sırtına çıkıp castin biğbıra olan aşkını ilân etmesini duygulanarak seyrederken -Verona da castin biğbırı çok severdi- gözyaşlarını tutabilmek için Carmen’i sırtına aldı ve tam yanında çok kanka bir kanks olan Julian’ın da kankalar kankası Aleksa’yı sırtına aldığını gördü. “ALLAH DİYEN SOĞAN HALKASI!” diye haykırarak suyun içinde koşabildiği kadar hızla onlara çarptı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nova Guisperéta

avatar

Mesaj Sayısı : 5
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Bir dakika, şurada bi yerlerde olacaktı.
Yaş : 21

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Salı Haz. 12, 2012 9:23 am

    Rain onu sürüklerken bir yandan da ne olmuş olabileceğini düşünüyordu Nova. Ne olduğunu bilmiyordu, tahmin bile edemiyordu. Julian ve Rain, Rain için küçük ama muhtemelen Julian için önemli olan bi sebepten tartışmış olmalıydı. Yoksa Julian böyle bi eğlenceyi kaçırmalarını asla istemezdi. Nova ne yapıp edip onları barıştırmalıydı. Banyonun önüne geldiklerinde en şeker gülüşünü takınıp Rain'in peşinden içeri girdi. Cüppesini çıkarıp Pucca'lı bikinileriyle havuza atladı. İşte tüm sakinliği o ana kadar sürmüştü. Ey bi si di i ef ci eyc ay cey key el em en o pi... sonrasında gelen IKS VAY ZET KAPPICI IZZETTTTTTT! sözlerini söylemeden duramadı. İçindeki sevimli apaçinin ortaya çıkmasına izin verdi. Hufflepuff'ta olmak ona kendisi gibi hissettiriyordu. Diğer binalar ona göre daha kasıntıydı. Burada, Hufflepuff'ta istediği kadar şeker kız Candy modunda takılabiliyordu. Bir yandan bunları düşünürken diğer yandan muggle düğünlerinde zorla birilerini oynatmaya çalışan mağdur orgcu gibi "hayde bayanlar beyler oturmaya mı geldik burayaaa!" diye bağırıyordu. O sırada Evan da gelmişti. Artık deve güreşine onlar da katılabileceklerdi. Kleopatra'nın karate bilen oğlunu omuzlarına aldıklarında artık hazırlardı. Kendini Açlık Oyunları sunucusu moduna ayarlayıp "Birinci Hufflepuff Deve Güreşi Oyunları başlasın. Ve şans sonsuza dek sizinle olsun!" diye bağırdı. Ardından rakiplerine dönüp sözlerinden tam emin olamadığı o şarkıyı söylemeye başladı. "Gel gel sene de bizi dövsenee siz ve bizi yenmek mi, beni güldürmesenee!! " Dostum bu şarkı tam da bu an için yazılmış olmalıydı. Kaybetme ihtimalleri yoktu. Yanında seksiy Nutella kraliçesi, tek omzunda en az Nutella Kraliçesi kadar seksiiy Kleopatra'nın karateci oğlu ve kendisi, seksiy pucca bikinili kız olduğu sürece kaybetmeleri imkansızdı. "Kazanırsak Makarino dansı yapmamızı sağlayacağım." diye söz verdi kendi kendine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Çarş. Haz. 13, 2012 12:20 am

    Aleksa'nın mayosuna olan övgülerini kabul edip kızı sırtına aldıktan yalnızca birkaç saniye sonra onu gördü. Rain ve Sünger Bob'lu tişörtü! O kızı öldüreceğim, benim önüme çıktığında omuzundaki çakma karateciyle birlikte ikisini de boğacağım! Sevgili kuzenine ilerlemek için havuzda koşmaya başlayacaktı ki omzunda bir Aleksa olduğunu hatırladı. Tabii kız incecik, zayıfcık, minikcik bir şey olduğu için unutuluyordu. Bak ya şu ana kadar hiç komikli değil işte. Hepsi Rain'ın suçu. Tişörtünü kızda gördü sinirlendi Julian. Komikli olsun hemen.

    Ay nası güzel bir oyun oynuyoruz. Verona da omzuna alacak birini buldu hadi ona saldıralım. diye düşünüyordu ki Verona'nın bülbül gibi sesini duydu. Soğan Halkası modundayken kıza bir cevher geliyordu valladı. Omzunda başka bir kız nasıl da hızlıydı! Julian da durmadı onlara doğru ilerlemeye başladı. Aleksa'nın Carmen'i düşüreceğinden emin bir şekilde ilerliyordu genç büyücü. Nasıl da havalılardı şu an! Nasıl da havuzdaki herkes onların yerinde olmak istiyordu, onlar gibi takım olmak istiyordu. Ama onlar biricik, tekdi. Julian Aleksa'nın bacaklarını sıkıca tuttu. Valla düşmesin diye. Sonra da Verona'ya en-mükemmel-biziz-ve-sizi-düşürücez-nihaha bakışı attıktan sonra taşıdığını kankisinin fazla debelenmeye başladığını fark etti. "SALDIR PİPİGÖRL!" İçinden allam nolur Carmen'in saçını çekiyo olsun da onu düşürsün, diye dua ederken ayaklarının kaymakta olduğunu hissetti. Hemen kendini toparlama girişimlerine başladı. Aleksa omzunda tepinirken o da dengesini bulmaya çalışıyordu. Ölmek istemiyorum, kıçımı da havuzun dibine vurmak istemiyorum.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Larissa Svetlana
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 142
Kan Durumu : Safkan.
Rp Partneri : Nutella!
Yaş : 25

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Çarş. Haz. 13, 2012 12:19 pm

"Lanet olası şekerlemeler nereye gitti… Hi lanet okudum hem de şekerlemelere!"
Bir an için çok sevdiği şekerlemelere lanet okuduğundan ötürü ahkem renkli dudakları büzülmüştü genç kızın. Şekerlemelerini bulamamsı mı daha kötüydü, yoksa lanet okuması mı tam kestirememişti, fakat her iki durumda onun neşesini kaçırmıştı. Ortak salonun içinde aşırdığı şekerleme dolu kutuyu arıyordu cadı. Bir nevi kaptan Hook gibi hazinesini aradığı da söylene bilinirdi. Lakin kulağına gelen bağırışmayla neyi aradığını bir çırpıda zihninden çıkarmıştı. Yanında ki binadaşını heyecanla dürterek "Uçuşan nutellalar adına parti mi dedi? Hem de havuuuuzzz!" Kızın sözünü onaylaması üzerine meksika fasulyesi yemiş insan vasıfına ulaşarak yerinde sevincinden zıplayıp duruyordu. Tanrı nutellaları kutsasın! Bir gün şapkaya kesinlikle minnetlerini iletmek için nutella dolu bir sebep gönderecekti. O günün ne zaman olacağını bilmiyordu ama bunu yapacaktı, tabii öncelikle yapması gereken işleri halletmesi gerekliydi. Hızlıca ortak salondan ayrılırken aklından geçirdiği tek şey başkanlar banyosuna nasıl ulaşacağı değildi, cadının çoğu zamanlar düşünmeden hereket ettiğinden ötürü bu gibi durumları dert ettiği söylenemezdi. Herkes nasıl gidiyorsa, elbete kendisinin de gideceğini düşünüyordu. Hareketli merdivenler beşinci katta durduğunda adımlarını biraz daha hızlandırarak başkanlar banyosuna doğru ilerledi içeri girdiğinde azur mavisi gözleri hayret derecesin de büyümüştü. Sebebi tek başkanlar banyosunun inanılmaz biçim de bir zamanlar küvet olan havuzu değildi, Rain’in elinde olan nutella’daydı. Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey nedir diye eğer Lisa’ya sorsanız cevabı kesinlikle nutella olurdu. Gözü o kadar dalmıştı ki, havuzda yapılan deve güreşini unutmuştu bile, acaba kimin kazanacağına dair Rain’e bir nutella bahsine mi girseydi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Carmen Banderas
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 54
Kan Durumu : süper!

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Çarş. Haz. 13, 2012 9:38 pm

Her şey o kadar hızlı gelişmişti ki, Carmen kendini suyun içinde, Verona'nın omuzlarında bulduğunda oldukça şaşırmıştı. Bir yandan tüm banyoyu dolduran sanat harikası Ankara havası (BU ARADA BU ŞARKIYI PAYLAŞTIĞIN İÇİN SENİ SEVİYOM SEVDE!) eşliğinde poposunu sallıyor, bir yandan da tepeden binadaşlarına bakıyordu. Verona kanksı birden bire koşmaya başladığında şarkının en güzel kısmını söylüyordu oysa Carmen. Pipigörlün ona uzanan kollarını gördü ve "YA ALLAH BİSMİLLAH HAYDE BRE PEHLİVAAAAAAN!" diyerek ona doğru atıldı.
Ayı yavrusu kilosunda olmanın verdiği avantajla Aleksa'yı Julian'ın sırtından devirdi ve kahkaha atarak tüm banyoya bağırdı. "Var mı lan bize yan bakan?!

Zarlar::
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nicolai Voslov
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Kan Durumu : bişiler

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Çarş. Haz. 13, 2012 9:56 pm

Mutfaktan arakladığı bir tabur askeri doyuracak kadar yiyecek ve abur cuburu, kaymak biralarıyla beraber Carmen'in sihirli torbasına doldurmuş, koridorlarda kedi kadar sessiz ilerlemiş ve partinin yapıldığı sınıf başkanları banyosuna varmıştı. Tüm bu kargaşanın sebebi kendisiydi tabii, üst üste onlarca votka shot yapmış gibi çenesini tutamazsa böyle olurdu. Verona'nın ona söylediği şifre sayesinde kapıdan geçti ve kendisini kısmen başlamış partinin içinde buldu. Kimisi havuzdaydı, kimisi hâlâ giysileriyleydi. Uğultu hakimdi akustiği überli bu mekana bugün. Duyan gelmişti maşallah. İt sürüsü gibi olmuşlardı zaten son zamanlarda. Eğer bir rpg sitesindeki karakterler olsalardı, adminler binaya alımları durdurmak zorunda kalırlardı! Vuhuuuv, ne kadar da çılgın. Nicolai'ın içeri teşrif ettiğini görenler ve elbette onun ne için geç kaldığını bilenler hemen ona doğru seğirtti. Nicolai da kuantum fiziğini skmiş gibi bir edayla torbayı açıp içindekileri gösterdi. Canlarının çekebileceği her şey mevcuttu torbanın içinde. Beş dakika içinde herkesin elinde kaymak birası ve çeşitli abur cuburlar dolaşıyordu bile. Dört kanksı da suyun içinde olduğu için en yakın kankisi Clementine'le baş başa kalmışlardı. Bir süre havuzdakileri izlediler. Alkol kanına işlemeye başladığı için her zamankinden biraz fazla neşeli olan Nicolai, Clementine'e dönerek "Haydi şu rapçilere günlerini gösterelim!" dedi. Son derece kendilerinden emin şekilde havuza girdiler. Nicolai, makarna bacaklı Clementine'i taşımakta hiç zorlanmadan Yecüc ile Mecüc'ün yanıa götürdü ikisini. "Sıkıyorsa bizimle dövüşün ulan itler!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Clementine Marquesa
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Rp Partneri : Francis

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Çarş. Haz. 13, 2012 11:09 pm

Hiçbiri yakalanmadan Sınıf Başkanları banyosuna ulaştıklarında Clementine, beş yıldır banyo yapmakta olduğu ve aslında şimdiye kadar ona epey lüks gelmiş duşların esasen birer bok çukurundan ibaret olduğunun farkına vardı. Bu sınıf ayrımı demekti! Banyonun ortasında "İŞÇİLER KARDEŞ PATRONLAR KALLEŞ!" diye şakıdı fakat kendisine iki metre mesafede bulunan birkaç kişinin ondan iyice uzaklaşmasının dışında bir tepki alamadı. Oçlar. Bu zihniyet yüzünden Hogwarts kalkınamıyordu! Son zamanlarda müdürün okula sağladığı fonu, Muggle dünyasında Akasya Durağı seyretmekte olan bir kuruyemişçiyi soyarak elde ettiği yönünde söylentiler bile baş göstermişti. Akasya Durağı gibi sanatsal, düşündürücü ve derin manalı bir diziden kuruyemişçiyi mahrum etmekten hiç utanmamış mıydı? Derhal Henrik’e bir ayar çekmeliydi. Son zamanlarda hiç münasip davranışlar sergilemiyordu şu Henrik.

Mermer döşemeden dolayı neredeyse bir törkiş hamam gibi olduğunu söyleyebileceği zemine oturup şebekliğe başlamak için hiç zaman kaybetmeyen Valentine ile Dimitri’yi seyrederek kıkır kıkır gülerken, yüzyıl önce tıkınacak bir şeyler almak amacıyla mutfağa gitmiş olan Nicolai’nin yakalanmadığını umut ediyordu. Tam bu sırada kanksının içeri girmesiyle etrafta bulunan herkesin ona saldırması bir oldu; bir kez olsun tüm ilgiyi üzerine toplaması iyi olmuştu doğrusu. Ona bakarak sırıtan Clementine, kargaşanın ardından hâlâ kendisi için içecek bir şeyler kaldığını görerek bir Kaymak Birası aldı ve neden öyle bişi yaptı bilmiyom ama kafasına dikti. Kısa süre sonra etrafındaki herkesle birlikte aslında Star Wars’ta yaşadığını yeni fark etmişti ki, Nicolai’nin onu çekiştirerek sürüklediği ıslak bir şeylerin içinde buldu kendini. Burası Ölüm Yıldızı olmalıydı ve hissettiği ıslaklığa bakılırsa, Darth Vader’ın zırhının içinde birikmiş olan tüm çiş her tarafa yayılmıştı! Hehe, çiş yapmış. Darth Vader çişinin, içinde yüzmek için ne kadar harika bir şey olduğunu düşünüyordu ki Nicolai onu sırtına alarak saldırı pozisyonu aldı, işte tam orada da siyah saçlı ve dövmeli düşmanları duruyordu. “Sktim seni oç druid!” diye haykırdıktan sonra druidin arkasından yaklaşarak kollarını boynuna doladı ve var gücüyle çekiştirmeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.filimadami.com/cokuzakbirgalakside/
Aleksa Stanlavis
Hufflepuff V. Sınıf, Sınıf Başkanı
Hufflepuff V. Sınıf, Sınıf Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 1137
Kan Durumu : Melez.
Özel Yetenek : Meta.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Perş. Haz. 14, 2012 10:37 am

    Julian’ın sırtına çıktığında dengesini sağlamak için çocuğun saçlarından tutunmaya başlamıştı. Dengesini sağladıktan sonra ellerini çocuğun saçlarından çekip kendi beline koymuştu. Hızla kendisine doğru gelen Carmen ve Verona’ya bakıp ellerini ileri doğru uzattı. Carmen, Aleksa’nın el atma hizasına geldiğinde genç kız ellerini hemen kızın sarı saçlarına attı. Eli kızın saçındayken bağırarak konuşmaya başlamıştı. “BANA BAK SARI FETTAN!” Bir kadın en hassas yeri saçlarıydı ve kesinlikle bu mükemmel taktikle Julian ve Aleksa kazanacaktı. Fakat karşısındaki kız saçının çekilmesine rağmen Aleksa’yı var gücüyle itmişti. Birden ne olduğuğunu anlayamayan Aleksa havuza düşmemek için bu sefer Julian’ın saçına yapışmış ve yine bağırmaya başlamıştı. “LAN LAN LAN LAN! DÜŞÜYOM LAN!” Genç çocuktan ne kadar destek almak istese de başarılı olamayınca kendisini havuzun dibinde bulmuştu. Birden kaybetmenin verdiği rehavetle ağlamaya başlayan Aleksa zor anlaşılır bir şekilde yeniden konuşmaya başladı. “Biöz kazanağğıııdkööö. Biiiözzz kazağınmalıyödööök.”


_________________
    lotte noa krüger&antonije stanlavis&gustav ionel&andrei ionel

    ~Metamız candır, kandır, bir yaşam tarzıdır.
    honesty:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dimitri Kristopulos
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 401
Rp Partneri : mc belalı repçi yecüc

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Perş. Haz. 14, 2012 9:16 pm

Kankisi Valentine'in omuzlarında oldukça yerindeydi keyfi Dimitri'nin. Bu şekilde ona ve kankasına hasta olan gıcır hatunları çok daha rahat görebiliyordu. Herkesin onun önünde secdeye gittiğini hayal ederek "EĞİLİN LAN KÖPEKLER!" diye bağırdı boru gibi sesiyle. Sonra sırf altında kalan Valentine'i mal etmek için oturduğu yerde hoplamaya başladı. Her hoplayışında "Amanın," sesleri geliyordu Valentine'den. Valentine'in sözü aklına süper bir şarkı getirdi ve söylemeye başladı. "Amanın amanın amanın yandım bedava mı sandın para verip aldım. Tiridine tiridine bandım." Bir yandan zıplamaya devam ediyordu. Bu sırada parti çoktan başlamıştı. Verona ve Carmen cadolozları, Aleksa ile Julian'ı yerle bir etmişlerdi. Hemen bu konu hakkında bir dörtlük yazdı aklından. Çünkü o dünyanın en süper iki rapçisinden biriydi. Mecüc'dü o, mc Yaralı'ydı. Aklı o kadar çok çalışıyordu ki bu olay hakkında kısa bir rap yapması saniyesini aldı.
"Aleksa sırtından düştü mü
Issız havuz kaldı mı
Carmen öcün aldı mı
Şimdi yürek yırtılur."

O gözlerini kapamış, son derece içten duygularını sözlere dökerken kendilerine yaklaşan Clementine ile süt Nicolai'ı fark edemedi bile. Son anda kollarını öne uzattı...

_________________
boş zamanlarında sith oluyor:
 

dorisot......:
 

hafılpaf ortak salonunda yanlışlıkla mtv'ye çıkmış olabilir:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valentine Marquesa
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 137
Kan Durumu : safkan
Rp Partneri : mc yaralı repçi mecüc

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Perş. Haz. 14, 2012 9:43 pm

Zarlar:
 
Ulan insanın kendi kardeşi bunu yapar mı lan? Orspu Clementine. Babasına bu sürtüğün harçlığını kesmesini söyleyecekti. Parayı görünce azıtıyordu canım şu Clementine de. Şimdi de edepsiz edepsiz konuşuyordu işte. Valentine, onun caiz olmayan bu davranışlarını hiç tasvip etmiyordu. Kardeşi imanın yolundan ayrılmak üzereydi! Tıpkı Carmen ve Verona'nın, Pipigörl ve Sünger Julian'ı alt etmesi gibi, Clementine de o çiroz haliyle Herkül gibi çocuk Dimitri'yi devirivermişti işte. Dimitri'ye de küfür etti. "Çakma Herkül. Bacın siqem. Karizmamızı mahvettin üstelik rapin de skim gibi bir şeydi. Sen şimdi beni dinle. Hatta herkes beni dinlesin çünkü mc Belalı nam-ı diğer Yecüc, sana rap nasıl yapılır gösterecek."

"Dilim dilim dilim
Dilini de dişini de yerim
Kız nerdedir zorun
(burada Dimitri'ye bakar.)
Gafana da odunu gorum
Gorum gorum gorum
Odunu da gafana gorum
Gız nerdedir zorun
Gafana da odunu gorum

Gız istedim vermediler
Nerde çalışır dediler
Oğlan üzülmüş büzülmüş
Borusan'a girmiş Borusan'a

Borusan'a girmiş çalışıyor
Borusan'a girmiş Borusan'a
Borusan'a girmiş çalışıyor."


Nefessiz kaldığı için derin bir nefes aldı ve ardından Dimitri'ye dönüp "Anladın mı goçum?" dedi. "Eğil lan, ben çıkçam omzuna." Dimitri beceriksizinin omuzlarına çıktıktan sonra o da kankası Carmen gibi atarlandı. "VAR MI LAN BİZE YAN BAKAN OÇ?"

_________________

    valentine marquesa & carmen banderas & nicolai voslov & paolo moretti & amelie rush
mc belalı rapçi yecüc der ki:
 

slm:
 

dimitri kankimle verdiğimiz partide.................:
 

dimitri kankimle verdiğimiz partide.................#2:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paolo Moretti
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 74
Kan Durumu : melez

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Cuma Haz. 15, 2012 11:55 am

'hıııaaah hadi goçum. yapabilirsin. kıman. devam et, işte böyle. ov yea!'
"Töbe bismillah."
Paolo karşılaşacağı manzaradan korkarak gözlerini açtığında kanksı Dimitri'nin poposuna geçirmeye çalıştığı epey küçük bir havuz şortuyla debelenmekte olduğunu gördü. "GÖTÜNÜ KAPASANA HAYVAN HERİF!" Dimitri omzunun üstünden ona yu dont sey bakışı attıktan sonra nihayet içine girebildiği Tinker Bell resimli pembe şortla kendine aynada bir bakış atıp her zamanki kadar seksi göründüğünü söyledikten sonra kendisinin de havuzda giyecek bir şeyler bulmasını söyledi ve Ortak Salona indi. Hehe, havuz partisi!
Yarım saat sonra Verona'yı tatmin edecek kadar sessiz biçimde gittikleri sınıf başkanları banyosunda Nicolai’nin aşırdığı biraları devirmekte olan Paolo, kız kardeşi ile Carmen’in Pipigörl ve Sünger Julian’ı; Clementine ile Nicolai’nin Belalı ve Yaralı’yı devirdiğini gördü ve hepiniz eziksiniz ulan yiyosa beni devirin triplerine girerek boş boş ortalıkta dolaşmakta olan Lynette’e hitap ederek, “Gel gız buraya.” dedi, havuza girerek onu sırtına aldı. Henüz onlara rakip çıkmadığından havuzda kendi etraflarında mal mal dönerek eğlenmeye çalışan Anika ve Arya’nın üstlerine doğru depar atmaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anika Jørgensen
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 263
Kan Durumu : melez, övünüyor bununla.
Rp Partneri : ARYA!

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Cuma Haz. 15, 2012 1:58 pm

Zarlar:
 
Geldiklerinden beri olan biteni izleyen kız Julian'ın sırtından troll çöp adam Carmen'in ittirmesiyle yeri bulan kedi Aleksa'ya* o kadar üzülmüştü ki büyük ihtimalle 9gag sandıkları halde troll bilimi çıkacak olan çöp adama-teknik olarak kadına- pis bakışlar attı. Yecüc'le Mecüc'ün attıkları dissler üzerine kimse siyah gözlükleri ile ortaya çıkmayınca yine iş başa düşmüştü. "Diss atma o çe!" Aslında ne kadan da güzel diss atıyorlardı ama kendisi Türk Malı ve Akasya Durağı gibi dizilere gülen bir insan olarak kaliteli espiriyi anında sabote etmeye programlanmıştı. Güzelli bir angaralı namık esintisi ile dengesini bulmaya çalışırken uyguladığı hareketler aslında oldukça çiftetelliye benziyordu. Arya'nın sırtında dünyayı maykıl cordın gözüyle incelemek o kadar zevkliydi ki! Tepeden görebildiği kadarıyla ortalarda boş boş gezinen Lynette'i görünce ancak chp genel başkanının aklına gelebilecek kadar parlak bir fikir zihninde parladı! "Bak bak Lynette! Gel şimdi çok ilginç bi' şey yapıcaz, üçgen biçminde birbirimize takıcaz!" Evet yaaa, boş boş dolanmak yerine geleydi de onun sırtına çıkaydı. Amma ve fakat ve lakin kudurmuş, delirmiş, şaşırmış, çalgıcı karısı Binnaz gibi kendilerini terk edip Paolo'nun kollarına-teknik olarak omuzlarına- gitmişti cadı! Bak sen şu Paolo'ya, yutuplarda kuul kuul siryus bilek is ded ez ken biiii diye takılırken geceleri Ciguli olup sarı takım elbisesiyle cirit atıyordu demek! The Glee Project'in seçmelerini kazanamamış birinin sahip olabileceği bir hırsla kollarını esnaf karısı Binnaz'a doğru uzattı kız, öyle bir ittirmişti ki kumarcı karısı Binnaz kendini havuzun dibinde buluvermişti. Bunun verdiği mutlulukla aklından geçen şarkıyı Arya'ya ithaf etmeye karar verdi: "Ay lav yuu ay lav yuu, du yu lav mi?"* Kızdan "Yes, ay du!" cevabını almak için beklerken karşısına gelecek yeni dişli rakipler için etrafına bakınıyordu.
al pınar yazdım pınar oldu mu pınar ay ne de iğrençli oldu pınar ühühü
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleksa Stanlavis
Hufflepuff V. Sınıf, Sınıf Başkanı
Hufflepuff V. Sınıf, Sınıf Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 1137
Kan Durumu : Melez.
Özel Yetenek : Meta.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Cuma Haz. 15, 2012 2:52 pm

    Havuzun sularından adeta bir Şahin K gibi çıkan Aleksa *, avına sinsice yaklaşıyordu. Hemen suyun içinde Julian'ı bulup onun kulağına fısıldamaya başladı. “Bana bak sünger çocuk, bunları alt etmeliyiz. Yıkılıp giden karizmayı toparlamalıyız. Hayde bakem yeniden al beni omzuna.” Elini çocuğun omzuna koyup kendini yukarı ittirdi. Tekrar dengesini sağlamaya çalışırken gözlerini Carmen' kenetlemişti. Paramparça olan gururunu kurtaracaktı. Kimse onu böyle fütursuzca suya atamazdı. Onun bir şanı vardı. O koskoca Pipigörl'dü. Gün, intikam günüydü. Onu düşürenlerden bir bir hesabını soracaktı. Karşısındaki rakip güçlüydü ama o Hak yolunda ilerliyordu. İmanıyla birlikte bu savaştan da galip ayrılacaktı. İşte bu yüzden korkmuyordu. Artık kaybetmek yoktu, artık küçük düşürülmek yoktu. Pipigörl ve Sünger çocuğu düşürünce popi olacaklarını sanıyorlardı fakat popi kasmak o kadar kolay değildi. Sünger çocuğun sırtındayken bağırmaya başladı. "ALLALALALALALALALALALALALLA! Savunun kendinizi bre zındıklar." Kollarını ileri doğru atıp, her zamanki taktiğini uyguladı. Kızın saçına yapışmıştı çoktan.
    Berbatlı bir rp oldu ama asıl anlatılmak isteneni vermişimdir asdghk.

_________________
    lotte noa krüger&antonije stanlavis&gustav ionel&andrei ionel

    ~Metamız candır, kandır, bir yaşam tarzıdır.
    honesty:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Granville
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 198
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Sünger Bob
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Cuma Haz. 15, 2012 7:47 pm

    "Popom acıyooo! Anne popom acıyo!" Carmen'deki gücü ona bahşeden yüce rabbim bana da denge verseydin ya! Aleksa ile birlikte o da düşmüştü, hem de dötünü vurmuştu mermere. Sünger Bob'un gözlerinin iyi olmasını umarak kalkmaya çalışıyordu ki Aleksaçığı yapışıverdi Julian'a. İntikam isteyen herkesten korkardı Julian ama Aleksa bir şey istedi mi yapmalıydı! O nam-ı diğer Pipigörl'dü! Allam çok korkuyorum yine düşçez diye, n'olur yardım et bize, ramen. Aleksa'yı yeniden omzuna aldı ve sırtını dikleştirdi. İyiki Pipigörl'ü seçtim partner olarak. Ya Millicent Bulstrode kadar bir kız çıksaydı omzuma? Allam sen korudun beni amin. Hemen Verona kanksına doğru koşmaya başladı. Allam nası hızlı koşuyordu havuzda, Usain Bolt yanına bile yaklaşamazdı! HAH! Aleksa'nın Carmen'e saldırmasıyla kızı daha sıkı tutmaya başladı. Kazanırsak Sünger Bob'a özel hediyeler vericem, ne isterse! Üstünde debelenen kızları bırakıp Verona'ya baktığında nası güzel düştü Carmen. Allam nası mükemmel düşürdü Pipigörl Fabulous Zilli'yi! Ohmis, ohmis, ohmis. Julian az önce rap yapan Yecüc'e baktı. Onu örnek almalıydı. Yecüc en iyi iki rapçiden biriydi. Hem KSKS dersindeki rapini profesör çok beğenmiş, biz öyle duyduk. Ama Julian rap yapamazdı. Ama şiir yazardı. Kazanmalarını sağlayan Sünger Bob'a teşekkür etmek için bütün banyo duysun diye bağıra bağıra şiirini söylemeye başladı:

    "sünger bob
    sen bir süngersin
    çok tatlı ve şekersin
    seni sevmeyenler
    kıskançlığından ölsün
    seni sadece ben çok severim
    çünkü sen sadece benim için yaratılmışsın
    sapsarı ve delisin
    çok tatlı ve çok şekersin
    canım benim
    sünger bob canım benim
    senle burcumuz aynı
    herkes sünger bob'lu boxer giyse bile
    benim boxerım içlerinde bir numara çıkar"


    Şiiri söyledikten sonra nasıl parlıyordu. Sünger Bob gibi ışıldıyordu. Onu izleyen ve izlemeyen herkese selam verip yeni rakiplerini aramaya başladı. Bence Yecüc ve Mecüc'e saldırmalıydılar artık!


    beyler:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dimitri Kristopulos
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 401
Rp Partneri : mc belalı repçi yecüc

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   C.tesi Haz. 16, 2012 1:21 pm

zarlar;:
 
Ona rap yapmayı öğretirken kendini feci kaptırmış olan Valentine'i dinlerken kıkırdayan Dimitri, havuzun kenarına çıktı ve topladığı ilgiden her zamanki kadar hoşnut görünen kankisinin tam arkasına geçerek çömeldi. Tam ortasında Tinker Bell resmi olan totosunu Yecüc'ün kafasının tam arkasına neredeyse değecek kadar yaklaştırdı ve totosunu bir sağa bir sola sallamaya başladı. Aklından keşke pırtım olaydı da şu hödüğün kafasına bir güzel pırtlayaydım diye geçirirken Valentine'in borusanlı nakarat kısmını tekrar etmesinden ve tempoyu iyice hızlandırmış olmasından dolayı rapin bitmekte olduğunu anlayan Dimitri, yeniden havuza atlayarak kahkahalarla birlikte yecüce alkış tuttuktan sonra kankisini sırtına aldı. Üstündeki Valentine etrafındakilere meydan okurken ona karı gibi hafifsin la, diyen Dimitri'nin söylediklerini hâlâ alkışlamakta olan kalabalık yüzünden duyamayan Valentine NE DİYON?? diye haykırmıştı.
"YOĞRULMUŞ MU DİYOM BU KIYMA, KIYMA BULDUM DOLAPTA!!!!!!"
Kankisi cevap veremeden Dimitri gibi bir deneyimli rapçinin bile şapkasını çıkartacağı kadar mitiş sözleri olan bir şiire başlayan Sünger Julian'ın sözlerini bir gün besteleyeceğini aklının yapılacaklar listesi * kısmına yazdıktan sonra üstlerine doğru hücum eden süngere karşı tüm gücünü toplayarak dimdik durdu Dimitri. Cüneytti lan o! Bir tekmeyle on kişi öldürmüş adamdı, kolay kolay devrilmezdi. Sırtında oturan kankisinin de dengesini sağlayarak iyice omuzlarını sıktığını hissediyordu. Ve BAM! Julian ve Aleksa yeniden havuzun dibini boylamıştı! Dimitri öyle çok sevindi ki birden bire içinde patlak veren mutluluğu ifade etmek için HEEEEEOOOEEEEOOOO diye haykırırken zıpladığını fark edemedi ve sırtındaki Valentine'in yüksek ihtimalle küfür olan bir şeyler söyledikten sonra düştüğünü, düşerken Dimitri'yi de yanında götürdüğünü hissetti.

_________________
boş zamanlarında sith oluyor:
 

dorisot......:
 

hafılpaf ortak salonunda yanlışlıkla mtv'ye çıkmış olabilir:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lynette Heloise Sneaux

avatar

Mesaj Sayısı : 119
Kan Durumu : safkan.
Rp Partneri : aşk acısı çekiyo ablası.

MesajKonu: Geri: şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2   Paz Haz. 17, 2012 7:54 pm

Havuzun içinde koşturmaktan ziyade adeta çıldırırcasına dans eden Lynette, Ankaralıların müziğine doymak bilmeden etrafında dönüyordu. Muggleların oyun havası dedikleri bu mereti bir türlü çözebilmiş değildi fakat umutluydu, kolunu bacağını farklı şekillerde oynatarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu. Sağ kolunu boylu boyuna açtıktan sonra sol kolunu da hafifçe ileriye doğru uzattı ve kıvırtmaya başladı. Kuğu balesi bu dansın yanında hiçbir şey demekti. Ankaralıların alayı gelse Lynette gibi dans edemezdi, bu imkansızın da imkansızıydı. Güleç tavırlarıyla herkesi kendine hayran bırakan hatun daha fazla dayanamadığından mıdır artık nedendir bilinmez kolları yorgun düşmüş, bacaklarını oynatamaz hale gelmişti. Binalarının yakışıklı çocuklarından Paolo'nun havuza atlamasıyla suratındaki gülümseme daha da yayıldı ve Paolo'nun Lynnette'e doğru adımlarının hızlanmasıyla gülümseme diğer kahkahalarına nazaran daha sessiz bir kahkaha dönüştü. Ne dersler ne ailevi sorunları ne de saçma sapan muhabbetler, hiçbiri umurunda değildi, partide eğlencenin dibine vurmak gerekiyorsa o da öyle yapıyordu, mutluluktan deliye dönüyordu! Arnika'nın sözleriyle extacy almış tipine çeki düzen vererek tiz sesiyle konuşmaya başladı. "Tabii ki Arnika, tabii ki! Sen Arya'ya, Arya bana, ben Paolo'ya sonra hepimiz Paolo'ya!!!!!!!!" dedi ve Paolo'nun emrine amade bir tavırla "Geldim şekerim geldim." diyerek ellerini çocuğun omzuna yerleştirdi ve çevik bir hareketle omzuna biniverdi. Narin ve bir o kadar da zerafetli görünüşünün altında ne maymun yatıyordu ah bir bilselerdi.... Arnika'nın ardı ardına hareketleriyle cebelleşmek pek mümkün değildi, Bu nasıl bir kızdı yahu. Saçına doğru uzanan elini öyle bir kavramıştı ki, hafifçe burkmaya yeltendiği anda, Arnika'nın Cingöz Recai tavrıyla ellerini omzuna atıp Lynette'i alaşağı etmesiyle bütün hesaplar kitaplar Lynette'le beraber suya düşmüştü. Vah ki ne vahtı. Havuzu boyladığında adeta ateş püskürüyordu. "Kuzum sen nasıl bir hayvansın yahuu?" suratındaki tebessüm hala yerli yerinde duruyor kahkahayla karışık sarf ettiği cümlelerle beraber saçlarını geriye doğru itiyordu. Daha fazla dayanamadı ve "Yenilen pehlivan güreşe doymazmış derler güzellerim, gel buraya bebeyim kazanmamız gereken bi' güreş var" dedi ve aynı çevik hareketlerle Paolo'nun omzuna bindi. Daha stratejik hamleler düşünmeye başladı, "sen misin beni yenen Arnika hanım, görüşeceğiz" içinden geçirdiği bu cümleler adeta ateş püskürüyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk vol.2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Beşinci Kat :: Sınıf Başkanları Banyosu-
Buraya geçin: