AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hah, vampirmiş! / Bu kız deli mi ne?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Carminé D'Monuéra
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 65
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Ona bir Ryan lazım ama erkekler korkuyor.
Özel Yetenek : Animagus, kuzgun.
Yaş : 24

MesajKonu: Hah, vampirmiş! / Bu kız deli mi ne?   Salı Mayıs 29, 2012 6:23 pm






Günün ilk ışıklarıyla başlamıştı koca bir tatil günü. Tabii onu en verimli şekilde harcamak için yapılan planlarda bu yöndeydi. Bir çoğuna göre erken kalkıp ders çalışmaktı bu verimli plan. Cary içinse tam tersine hava kararana kadar uyumaktı. Sabahın dokuz buçuğunda yatakhane arkadaşlarının kalmasıyla gözlerini açtı genç kız. Kızıl saçlarının arasından kafasını kaldırabildiği kadar uzun süre baktı yaşananlaraç. Gördüğü tek şey bu sürede kapıyı açan oda arkadaşıydı. Ondan sonra devamını hatırlamıyordu. Bunun sebebi başını çok uzun süre kaldırdığını düşünerek geri uykusuna dönmesi olmuştu. Oysa ona uzun gelen bu süre yaklaşık olarka yarım dakikadan ibaretti. Genede Cary için çok bile sayılıyordu işte. İkinci olarka öğlen onun üzerine yastık fırlatan Asana sayesinde açmıştı gözlerini. Genç kızın canı sıkılmış uğraşacak bir Cary buluncada kaçırmamıştı. Cary yaklaşık yarım saat süren yastık savaşının ardından başından savabilmişti genç kızı. Yatağının her tarafı yastık tüyü ve yatağının içinden çıkan değişik kıyafetleriyle dolmuştu. Genede genç cadı hiç birini umursamadna kendini gene bırakmıştı yatağa. Yüzükoyun geçirdiği mükemmel bir saatin sonunda anca açılmaya başlamıştı uykusu. Gözlerini birkaç defa kırpıştırdı. Yatağın üzerinde sırtını döndü. Ellerini başının altında birleştirip gözlerini araladı. Artık parlamayan tavan süslerine bir süre boş gözlerle bakmasının ardından hızla doğrulmuştu yerinden. Tatilin en verimli kısmını bitirdiği için oluşan buruklukla banyoya ilerlemişti. Dağınıkj saçlarını birkaç kez tarakla düzeltmesinin ardından olmayan kısımları hiç önemsemedi. Zaten diğer kızlar gibi kendini beğendirecek ergen bir delikanlıya aşk filan duymuyordu hani. Her sabah daha doğrusu bu gün öğleden sonra yaptığı gibi tuvaletini yaptı ve eşofmanlarını adam gibi düzeltmesinin ardından yatakhaneye geri döndü. Eline geçen geçen ilk tişörtü - ki kendileri boğuşma sırasında yere fırladığı için eline ilk o geçmişti- seçip üzerine geçirdi. Altına giydiği kotu hemen ilikleyip spor ayakkabılarını da giydi. Üzerindeki tişört ve ayakkabılar aynanda renk değiştirip kırmızı bir hale büründü. Cary'nin genelde giydiği şeyler birbirine uymayınca kızarmak gibi bir tılsım vardı üzerinde. Şimdi de bu tılsıma duacı hızla terk etti yatakhaneyi.

Ortak Salon'da şans ederi masanın üzerinde bulduğu kırmızı elmayı hemen çevirmeye başladı. Birkaç kere ödev yapmaya çalışan insanların başına dikilmesinin ardından yediği küfürlerle daha fazla istenmediğini fark etti. Elinde elması portre deliğinin önünde çıkmadan hemen önce salona doğru konuştu. "Ödevleri yetiştiremeyince Cary beni derstren kaçır diye gelirsiniz ama. Beyinlerinizi baştan doğru çalıştırsanızda beni uğraştırmasnız olmaz." Sözleri biter bitmez ona hak veren birkaç korkulu gözü geride bırakarak salonu terk etti. Güneşin en güçlü ışıkları boyunca koridorlarda gezinip Pereves'i kovalamayı sürdürdü. Pereves herkesle uğraşmasını çok iyi biliyordu. İlk yıl geldiğinde Cary'e de bir oyun etmişti ama genç kız oyunun sonunda kahkahalarla gülüp ertesi gün intikamını kötü aldığından artık ondan kaçar olmuştu. Genç kız aslında buna üzülüyordu biraz. Çünkü birleşip şaka yaptıkları zamanlar hariç Pereves'i hiç göremiyordu böyle. Hortlak Cary'nin adı duyulduğunda dahi yok oluyordu hemen. Genç kızda onu bulmakta zorlanıyordu dolayısıyla. Oysa bulduğunda hep en büyük şakasını yapıcak oluyordu. Belki de bu yüzden ne zaman Pereves'i görse ertesi gün mutlaka cezaya kalıyordu. Genede bunun için yalnızca kendini suzlamıyordu. Hortlakta onu faka bastırmak adına hala gizliden her şeyi yapıyor olmalıydı. Bu günse akşam yemeğine kadar bulamadığı Pereves yüzünden neşesi iyice kaçmıştı. Yemekte ona laf atan bir Slytherin'le uğraşarak moralini düzeltmek istedi.

"Asana duydun değil mi? Martin denen çocuk Slytherin'li kıza aşıkmış."
"Hangi kız? Bana bir şey söylemedi."
"Elia elbette. Kıza kendini kanıtlamak için Yasak Orman'a gidiyor. Gidip izleyeceğim. Komik olacak gelir misin?"
"Yapamam, Freyja beni bekliyor. Sen anlatırsın değil mi?"
"Elbette. Bunu zaten anlatmadan duramam."
Yavaş adımlarla arkadaşından ayrıldığında takip edildiğine artık emindi. Slytherin'li Elia öylesine kolay oyuna düşüyordu ki o an katılmadan durmak için kendini zor tutuyor olmalıydı genç kız. Karanlık koridoru geçip hiçbir profesöre görünmeden bahçeye çıkmıştı. Açıklıkta ilerlerken arkasından gelen korkak ayak izlerini duyabiliyordu. Genede dönüp bakmıyordu bile. Yasak Orman'ın girişine geldiğinde bir anda dayanamayarak döndü. Gözlerini ona bakan Slytherin'e dikip konuştu. "Burada ne arıyorsun?" Genç kız bütün safkan asilliğiyle yanından geçip onu ilgilendirmediğini vurguladı. Cary dudaklarının içini ısırarak gülmemek adına kendini zor tutuyordu. Şimdi genç kızı izleme sırası ondaydı. Kız Yasak Orman'a girdiğinde gülüşünü bir anlığına dikkati dağılarak bıraktı. Elinde olmadan hızla toparlarken ona bakan kız gerçekten deli olduğunu düşünüyor olmalıydı. Genede genç kız bunu hiç umursamadı. Zaten herkes şakalara yakalandığında rezil olmamak adına Cary'i çoktan deli ilan etmişti. Deli Cary ne yaparsa saçmalıyor, kendini komik sanıyor. Bu böyle gelmişti ve Cary'se durumdan çok rahattı. Şimdiyse karnalık ormanın ortasında gülmemek adına kendini zor tutuyordu. Çünkü önündeki kız çaktırmamaya çalışsada ilerideki çıtırtıyla korkmuştu. Hızla olduğu yerde kalmıştı. Öyle hızlı olmuştu ki Cary neredeyse kıza çarpıyordu. Son anda kurtulup hızla kızın yanına sıçramıştı. Gözlerini çıtırtının geldiği yere dikerek haykırdı. "Martin mi? Yoksa bir canavar mı?" Sesinde hissedilen gizemli hava yanındaki kızın daha fazla korkmasına sebep oluyordu. Bu sırada çıtırtılarda artmıştı ve Cary'nin gülüşüyle karışık merakı da artmıştı. Misafirleri her kimse hemen teşrif etmeliydi ki eğlenceli olabilseydi. Asasına genede tek eliyle uzanmıştı. Ne olur ne olmaz diye bunu yaparken yanındaki kızın korkudan ölmemesini umuyordu. Bunu umduğunu düşünmesi de onu daha fazla güldürüyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nathan Depardieu
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 48
Kan Durumu : Dönüştürüldü

MesajKonu: Geri: Hah, vampirmiş! / Bu kız deli mi ne?   Ptsi Haz. 04, 2012 7:51 am

Hogwarts… Binlerce yıllık tarihiyle her türden cadı ve büyücüye ev sahipliği yapan yer. Bir zamanlar benim de içinde bulunduğum okul…

Eski anıları bir kenara bırakalım. Ne de olsa buraya okulu karşıdan seyretmek için değil ortalıkta birkaç hayvan cesedi bırakmaya gelmiştim. Gözlerimin kırmızılığı, hayvanın kanını içime doğru çektikçe eski mavi rengini tekrar kazanıyordu. Tokluk hissini seviyordum. Aç olunca, kendimi kaybediyor, olmadık yerlerde başıma olmadık belalarda alıyordum. Bir keresinde bir kurt adam sürüsü tarafından kovalanmıştım sanırım. Ah, evet. 50 sene önceydi sanırım. Zaman çok çabuk geçiyor. Isırılmaktan son anda kurtuldum diyebilirim. O koca ağızlarından akan salyaları düşündükçe.. Tanrım! Ben temiz bir vampirim.

Dudaklarımın kenarlarındaki kanı sildikten sonra, yönümü kulağıma çalınan seslere yöneltiyorum. İlerledikçe, ayağımın altında ezilen çalıların sesi daha da artıyor. Biraz daha ilerleyip açıklığa çıktığımda, karşımda iki tane küçük kız beliriyor. İlk önce ne olduğunu anlayamasam da, birinin elinin asasında olduğunu fark ediyorum. Dudaklarımı açarak gülüyorum. Dişlerim gözlerine batmış olmalı. Elimi kaldırıyorum ve ikisini işaret ediyorum. “Bu saatte burada olmamalısınız.”

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Carminé D'Monuéra
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 65
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Ona bir Ryan lazım ama erkekler korkuyor.
Özel Yetenek : Animagus, kuzgun.
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Hah, vampirmiş! / Bu kız deli mi ne?   Ptsi Haz. 04, 2012 6:19 pm

Bir anda çalılardan çıkıp karşısına dikilen adamı görünce genç kız yutkundu. Bunu korktuğu için filan yapmamıştı, adam öylesine mükemmeldi ki... Evet, doğru tanım buydu. Adam normal birinin olamayacağı kadar mükemmeldi. Şimdiyse karanlık ormanın ortasında bir anda belirmişti. Sarı saçlarının beyaz tenine uyumu inanılmazdı. Gözleri onları delip geçiyormuş gibi bakıyordu. Aslında yeşildi adamın gözleri, tıpkı Cary gibi. Ama bir farklılık vardı sanki. Arasında parlayan kızıllıklar dikkat çekiciydi. Yeşil olması gereken yerde rengini karıştırıyordu bu kırmızılıklar. Karanlıklar içinde hiç zorlanmadan, teklemeden konulştu adam. Öyle bir anda melodik bir ses yükselmişti ormanda. Yanında duran kız garip bir biçimde korkuyla geriye kaçmıştı. "Vampir!" diye haykırarak koşuyordu şimdi. Cary'se bu manzarayla kendine gelmiş yoğun bir kahkaha krizine tutulmuştu. Kaçan Slytherin'li kızın arkasından dizini yumruklayarak gülüyordu şimdi. Bunları sabah Asana'ya anlatmak için deli oluyordu. Kızın gidimiyle yalnız kalmıştı adamla. Gözlerini adama dikerek bir adım daha yaklaştı. Pek vakit kaybetmeden konuştu. "Siz hiçbir zaman burada olmamalısınız beyfendi. Burası Hogwarts arazisi. Gördüğünüz gibi bir fark yok, iki tarafta kuralları hiçe sayıyor." Asasını dudaklarına götürerek düşündü bir süre. Kızıl saçlarını geriye attı ve tatlı bir biçimde yeniden konuştu. "Eğer siz giderseniz ben de okula dönmeyi düşünebilirim. Hem vampir olamayacak kadar uysalsınız, burada olmanız bile garip." Sözleri bittiğinde Slytherin'li kızın kaçışı bir daha aklına gelmişti ve bu sefer gülümseyişi iyice artmıştı. Kahkahaya dönmemişti ama gerçekten iyi bir an olduğunu kabul ettirecek kadar gülüyordu. Hem yarın kızın yanına gidip vampir taklidi yaptığında da bütün okul o anı duyacaktı. Sonra gelsin eğlence, gelsin Cary'le uğraşmanın cezası.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hah, vampirmiş! / Bu kız deli mi ne?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Okul Arazisi :: Yasak Orman-
Buraya geçin: