AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şişenin Dibi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Gwindor Elenasse



Mesaj Sayısı : 2088
Kan Durumu : .

MesajKonu: Şişenin Dibi   Perş. Mayıs 17, 2012 8:04 pm

    Gwindor Elenasse # Uther Lied
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gwindor Elenasse



Mesaj Sayısı : 2088
Kan Durumu : .

MesajKonu: Geri: Şişenin Dibi   Perş. Mayıs 17, 2012 8:07 pm

Aynanın karşısında gömleğinin üzerinde nasıl durduğunu birkaç kez daha inceledikten sonra kollarını da düzeltip yatakhaneden ayrıldı genç büyücü. Siyah gömleğinin kolları biraz rahatsızlık verse de aşağıda bunu unutabilecek bir şeyler yapabileceğini umuyordu. Keten pantolonunu düşmesin diye sıkıca tutan kemerini biraz aşağıya indirip, gömleğinin eteklerini de içine soktu. Baştan ayağa simsiyah giyinmek kendisine nedense garip bir huzur vermişti. Erkekler yatakhanesinden Ortak Salon’a girdikten sonra artık o loş ortamına sahip olmadığını fark etti. Şöminenin bulunduğu duvar, öğrencilerin yatakhaneler ve tuvaletlerden başka bir yerlerde de kendilerine çekidüzen verebilmeleri için sağlı sollu aynalarla dolmuş, tepeden sarkan şamdanların sayısı da artmıştı. Aynalar da bu fazla ışığı yansıtarak geceyi gündüze çeviriyorlardı. Aynaların önü eşlerini bekleyen öğrencilerle doluydu. Çoğu birinci sınıfın yanında üst sınıflarda da çekingen davrananlar vardı. Gwindor bu huyunu birkaç sene önce bırakmıştı. Tabii bazı özel durumlarda saçma sapan hareket etmeden de duramıyor değildi. Ama bu konumuz değil, şimdilik. Çıkışa yakın bir yerlerde mevzilendi, Nienna’nın gelişini beklemek için.

Kız kardeşi koluna girdikten, Balo Salonu’na gidene kadar pek bir şey konuşmadılar. Gwindor, Nienna’nın güzelliği karşısında büyülendiğini belli etmek istemiyordu ama öyleydi. Ona uzanmaya çalışan her eli parçalamaya dair ettiği yemini yeniledi o noktada. Nienna’nın yanında sadece kendisi olacaktı. Diğerleri birer parazitten başka bir şey değillerdi. Saçlarını eliyle taradıktan sonra merdivenlerin son basamağını zıplayarak Balo Salonu’na giriş yaptı. Kız kardeşine bir elini uzattı ve önünde reverans yaptı. Gülümseyerek kızın yanağına ufak bir öpücük kondurdu. Yeni bir dönemin başlangıcında yapılan her baloya şöyle ya da böyle katılmışlardı ve bu dönem de kendisine verdiği görevi yerine getirmeye çalışacaktı. Bu işe görev demek, kendisini motive etmekten başka bir şey değildi. Uzaktan gelen müziğin sesiyle hafif bir tempoyla yürüyordu. “Ben buralardayım,” dedi, insanların tek sıra halinde içeceklerini alıp dans pistine, ya da herhangi bir yere doğru seğirttikleri yere doğru harekete geçti, kız kardeşini arkadaşlarıyla dedikodu yapabileceği bir yere doğru göndererek. Uzunca bir masa oluşturan içeceklerin yanına doğru giderken bu gece sarhoş olup aklını kurcalayan birçok şeyi unutmak istiyordu, bir gecelik de olsa.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Merlin
Ev Cini
Ev Cini
avatar

Mesaj Sayısı : 1694
Kan Durumu : threeletters.
Rp Partneri : Pade's dirty laundry.

MesajKonu: Geri: Şişenin Dibi   Cuma Mayıs 18, 2012 9:42 am

Hogwarts'ın açılışının şerefine düzenlenen baloya katılmaya karar vermesi gerçekten de zor olmuştu Uther'ın, çekingen yapısı nedeniyle böyle bol insan barındıran ortamlara pek girmemeye gayret eden bir tipti çünkü. Yine de bu sene kendisine çeki düzen vermeye karar vermişti ve böyle saçma huylara takılıp sosyal ortamlardan mahrum bırakmayacaktı bünyesini. Hem belki üst sınıflardan birileriyle tanışıp sınav zamanı lazım olabilecek kaynaklar edinebilirdi kim bilir? Çıkarcı insanlardan hoşlanmazdı Uther fakat yavaş yavaş kendisi de öyle birine dönüşüyor gibiydi, yine de bunu kafasına takmamaya karar verip giyinmeye başladı. Altına, pek şık olmayan ve markasını bile bilmediği koyu renk bir kot ve üzerine de binasının renginde düz bir t-shirt ile siyah bir ceket aldı, evden getirdiği deodorantın bir kısmını koltuk altlarına ve vücudunun birkaç bölgesine daha sıktıktan sonra bir iki fıs da odunsu bir kokuya sahip olan parfümünden sıktı ve aynanın karşısına geçti. Dudakları her zamanki gibi cansız bir kırmızı renge sahipti ve pek çekici görünmüyordu, buna içten içe memnun olan Uther ortak salona doğru yollandı. Salonda bulunan öğrencilerin çoğu süslenmişti, onların da kendisiyle aynı sebeple baloya gidip gitmediklerini merak etti fakat her insanın farklı olması gerektiği aklına gelince sessizce güldü. Dışarıdan onu izleyen biri olsaydı herhalde deli falan sanardı genç büyücüyü, Ravenclaw ortak salonunun kapısını koruyan heykelin önüne gelip geçmek için cevap vermesi gereken bilmeceyi bekledi ve kısa bir süre sonra yoğun giriş çıkış nedeniyle kapının gardiyanının yana çekilmiş, dinleniyor olduğunu fark etti. Bu işin ardında büyük ihtimalle bina başkanı vardır, diye düşünüp zihnini çalıştırma fırsatını kaybettiği için üzüldü. Gerçi bazı bilmeceler o kadar saçma oluyordu ki Uther heykelin gerçek hayatında zeka kanseri falan olup olmadığını merak etmişti birçok kez.

Büyük salona girince kalabalığın baskısı yüzünden yere düşecek gibi hissetti, sanki tüm gözler ona bakıyor gibiydi. Fakat tabii ki öyle bir şey yoktu, zaten içten içe bunu Uther da biliyordu ama bu bilgi aşırı terlemesine ve sanki yürümeyi yeni öğreniyormuş gibi ilerlemesine mani değildi. Etrafına bakınıp bu gerginliği dağıtabileceği bir şeyler bulmak istedi, bir dost belki, bir iki kitap hakkında muhabbet edebileceği... Ama bulduğu tek şey alkollü içeceklerle dolu bir masa olmuştu genç büyücünün, birçok dehanın alkolik olduğunu bilse de pek sevmezdi böyle zihni uyuşturan şeyleri. Ayaklarına masaya doğru ilerlemelerini söylerken bugün buraya neden geldiğini hatırlattı kendine, bir iki üst sınıf ile tanışıp arkadaşlık kurmaktı amacı. Masaya yaklaşıp bir içki aldı eline ve bir iki yudum içip bira olduğunu tahmin ettiği şeyin garip tadıyla yüzünü buruşturdu, insanlar genelde masadan içkilerini alıp kalabalığa karışıyorlardı. Uther kendisinin de aynı şekilde takılabilmesi için kaç bardak içki gerektiğini merak etti, o sırada masaya yaklaşan bir Gryffindor ilgisini çekti. Bir önceki dönem birçok ortak derse girdikleri Gwindor'dan başkası değildi bu, onun da masadan bir bardak kapıp ortamlara akacağını düşünüğ burun kıvırdı. Kendisi mi çok farklıydı yoksa gerçekten de bu insanların hepsi bu kadar yüzeysel miydi, merak etti. Fakat şaşırtıcı bir şekilde masadan ayrılmayan Gwindor, Uther'ı meraklandırdı ve kendinden emin adımlarla Gryffindora doğru ilerlemeye başladı genç büyücü. Yanına geldiğinde dostça bir edayla omzuna dokundu çocuğun ve konuşmaya başladı, sesi sanki karşısındakiyle bir sırrını paylaşıyor gibiydi.
"Hey Gwindor, seni yalnız görmek şaşırttı beni. Tek başına içmek sorunlu insanlara göredir öyle değil mi? Haydi gel birlikte içelim."
Söylediği sözlerin herhangi bir mantığa sığmayacak kadar garip olduğunu biliyordu fakat Hogwarts'ın ona öğrettiği bir şey vardı, o da içindeki öğrencilerin pek makul insanlar olmadıklarıydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şişenin Dibi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Giriş Katı :: Balo Salonu-
Buraya geçin: